☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
kimselerThose whoinanan(lar)believedveand (did) notbulamayanlarmiximanlarınıtheir beliefbir haksızlıklawith wrongiştethoseonlarındırfor themgüven(is) the securityve onlardırand theydoğru yolu bulanlar da(are) rightly guided
🇹🇷 6:82 İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.
işte bunlarAnd thishüccetlerimizdir(is) Our argumentverdiğimizWe gave itİbrahim'e(to) Ibrahimkarşıagainstkavminehis peopleyükseltirizWe raisederecelerle(by) degreeskimseyiwhomdilediğimizWe willşüphesizIndeedRabbinyour Lordhüküm ve hikmet sahibidir(is) All-WisebilendirAll-Knowing
🇹🇷 6:83 İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.
ve biz hediye ettikAnd We bestowedonato himİshak'ıIsaacve Ya'kub'u daand Yaqubhepsine dealldoğru yolu gösterdikWe guidedNuh'aAnd Nuhyol göstermiştikWe guideddaha öncefromöncebeforeveand ofonun soyundanhis descendentsDavud'aDawoodve Süleyman'aand Sulaimanve Eyyub'aand Ayyubve Yusuf'aand Yusufve Musa'yaand Musave Harun'aand Harunve böyleceAnd thusbiz ödüllendiririzWe rewardgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 6:84 Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.
ve Zekeriyya'yaAnd Zakariyave Yahya'yaand Yahyave Îsaand Isave İlyas'aand Elijah hepsiall (were)salihlerden (idi)ofsalihlerthe righteous
🇹🇷 6:85 Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.
ve İsma'il'eAnd Ishmaelve el-Yesa'aand Elishave Yunus'aand Yunusve Lut'a daand Luthepsiniand allüstün kıldıkWe preferredüzerineoveralemlerthe worlds
🇹🇷 6:86 İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.
veAnd frombabalarındantheir fathersve çocuklarındanand their descendentsve kardeşlerindenand their brothers onları seçtikand We chose themve onları ilettikand We guided themyolatobir yola pathdoğrustraight
🇹🇷 6:87 Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.
İşte buThathidayetidir(is the) GuidanceAllah'ın(of) Allahdoğru yola iletirHe guidesbununlawith itdilediğiniwhomO dilerHe willskullarındanofkullarıHis slaveseğerBut ifortak koşsalardıthey (had) associated partners (with Allah)boşa giderdisurely (would be) worthlessonlarfor themşeylerwhatolduklarıthey used toyaptıklarıdo
🇹🇷 6:88 İşte bu, Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi.
İşte onlarThose kimselerdir(are) ones whomverdiğimizWe gave themKitapthe Bookve hükümand the judgmentve peygamberlikand the ProphethoodeğerBut ifinkar edersedisbelievebunlarıin itşimdi şunlarthesemukakkakthen indeedbiz vekil bırakmışızdırWe have entrustedbunlaraitbir toplumu(to) a peoplebunları etmeyecekwho are notinkarthereinkâfirlerdisbelievers
🇹🇷 6:89 İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.
İşte onlarThosekimselerdir(are) ones whomhidayet ettikleridir(have been) guidedAllah'ın(by) Allahonların yolunaso of their guidanceuyyou followde kiSaysizden istemiyorumNotsizden isterimI ask youona karşılıkfor itbir ücretany rewarddeğildirNotO(is) itancakbutbir öğüttüra reminderalemlerefor the worlds
🇹🇷 6:90 Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir öğüttür.