☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
muhakkakIndeedbenim velimmy protectorAllah'tır(is) Allaho kithe One WhoindirdirevealedKitabıthe Bookve OAnd Heyönetirprotectsiyilerithe righteous
🇹🇷 7:196 "Zira benim velim, o kitabı indiren Allah'tır. Ve O, salih kullarına sahip çıkar."
kimseler iseAnd those whomyalvardıklarınızyou invokeO'ndan başkafromO'ndan başkabesides Himgüçleri yetmeznotgüç yetirirlerthey are ablesize yardım etmeye(to) help youne deand notkendilerinethemselvesyardım edebilirlercan they help
🇹🇷 7:197 "Sizin Allah'tan başka taptıklarınız ise ne size yardım edebilirler, ne de kendi kendilerine yardımları dokunur."
eğerAnd ifonları çağırsanızyou call themhidayetetohidayetthe guidanceişitmezlernotetmezler mido they notve görürsünAnd you see thembaktıklarınılookingsanaat youoysa onlarbut they görmezlernotgörmüyorlar mı(do) they see
🇹🇷 7:198 "Siz onları doğru yola çağıracak olsanız da duymazlar." Onların sana baktıklarını görürsün, bakarlar, ama görmezler.
alHoldaffı(to) forgivenessemretand enjoiniyiliğithe goodyüz çevirand turn awaycahillerdenfromcahillerthe ignorant
🇹🇷 7:199 Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.
ne zamanAnd ifseni dürtüklersean evil suggestion comes to youşeytandanfromşeytan[the] Shaitaanbir kötü düşünce[an evil suggestion]hemen sığınthen seek refugeAllah'ain Allahçünkü OIndeed, Heişitendir(is) All-HearingbilendirAll-Knowing
🇹🇷 7:200 Eğer şeytandan bir vesvese, bir gıcık gelirse hemen Allah'a sığın. Muhakkak ki, Allah hakkıyla işiten, kemaliyle bilendir.
şüphesizIndeedkimselerthose who(Allah'tan) korkanlarfear (Allah)zamanwhenkendilerine dokunduğutouches thembir vesvesean evil thoughtşeytandanfromşeytanthe Shaitaandüşünürlerthey remember (Allah)ve o zamanand thenonlarthey(gerçeği) görürler(are) those who see (aright)
🇹🇷 7:201 Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese iliştiği zaman, durup düşünürler de derhal kendi basiretlerine sahib olurlar.
kardeşleri iseBut their brothersonları çekerlerthey plunge themiçineinazgınlığınthe errorsonrathenhiçnotyakalarını bırakmazlarthey cease
🇹🇷 7:202 Şeytanların kardeşlerine gelince, onlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
zamanAnd whenonlara getirmediğinnotonları getirirsinizyou bring thembir ayeta Signderlerthey saykeşkeWhy (have) notbunu da derleseydin yayou devised itde kiSayben ancakOnlyuyuyorumI followşeyewhatvahyolunanais revealedbanato meRabbimdenfromRabbimmy Lordbu (Kur'an)This (is)basiretlerdirenlightenmentRabbinizdenfromRabbinyour Lordve yol göstericidirand guidanceve rahmettirand mercybir toplum içinfor a peopleinananwho believe
🇹🇷 7:203 Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.
zamanAnd whenokunduğuis recitedKur'anthe Qurandinleyinthen listenonuto itve susunand pay attentionumulur ki sizeso that you maymerhamet olunurreceive mercy
🇹🇷 7:204 Kur'ân okunduğu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.
ve hatırlaAnd rememberRabbiniyour Lordiçindeninkendinyourselfyalvararakhumblyve korkarakand (in) fearve olmayanand withoutyüksekthe loudnessbir sesleofkelimeler[the] wordssabahin the morningsve akşamand (in) the eveningsolmaAnd (do) notolbegafillerdenamonggafillerthe heedless
🇹🇷 7:205 Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma.
şüphesizIndeedolanlarthose whoyanında(are) nearRabbininyour Lordbüyüklenmezlernotkibirle yüz mü çeviriyorlar(do) they turn away in prideO'na kulluktanfromO'na ibadetHis worshipve O'nu tesbih ederlerAnd they glorify Himve O'naand to Himsecde ederlerthey prostrate
🇹🇷 7:206 Zira Rabbinin katında olanlar, Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tenzih eder, şanını ulularlar ve yalnızca O'na secde ederler.