☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ يونسمَكِّيَّة ۝ ١٠٩ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Elif Lâm RâAlif Lam RabunlarTheseayetleridir(are the) versesKitab'ın(of) the Bookhikmetlithe wise
🇹🇷 10:1 Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar o hikmetli kitabın âyetleridir.
mı geldi?Is itinsanlarafor the mankindtuhafa wondervahyetmemizthatvahyettikWe revealedbir adamatobir adama maniçlerindenfrom (among) themdiyethatuyarsınWarninsanlarıthe mankindve müjdelesinand give glad tidingskimselere(to) those whoiman edenlerebelieve(ki) şüphesizthatonlar için vardırfor themmakamı(will be) a respectable positiondoğruluk(will be) a respectable positionkatındanearRableritheir Lorddediler kiSaidkâfirlerthe disbelieversşüphesizIndeedbuthisbir büyücüdür(is) surely a magicianapaçıkobvious
🇹🇷 10:2 İnsanları (eğri yolun sonundan) korkut, inananlara Rableri nezdindeki yüksek makamları müjdele, diye içlerinden bir adama vahyimizi göndermemiz onlara tuhaf mı geldi? Kâfirler: "Hiç şüphesiz bu besbelli bir sihirbaz." dediler.
şüphesizIndeedsizin Rabbinizyour LordAllah'tır(is) Allahkithe One Whoyarattıcreatedgöklerithe heavensve yeriand the earthaltıinaltısixgündeperiodssonrathenkuşattıHe establishedArş'ıonArşthe Thronedüzene koydudisposingişlerithe affairsyokturNotkimse(is) any intercessorşefaat edecek(is) any intercessordışındaexceptO'nun izniaftersonraafterO'nun izniHis permissionişte budurThatAllah(is) AllahRabbiniz olanyour LordO'na kulluk edinso worship HimDüşünüp öğüt almaz mısınız?Then will nothatırlarsınızyou remember
🇹🇷 10:3 Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
O'nadırTo Himdönüşü(will be) your returnhepinizin[all]vaadiPromiseAllah'ın(of) Allahgerçektir(is) trueO'durIndeed, Heilk kez başlatanoriginatesyaratmayıthe creationsonrathenonu tekrarlayanHe repeats itkarşılıklarını vermek üzerethat He may rewardkimselerethose whoiman eden(lere)believedve ameller işleyen(lere)and didsalihthe good deedsadaletli bir şekildein justiceve kiimselereBut those whoinkâr eden(lere)disbelievedvardırfor thembir içecek(will be) a drinkkaynar sudanofkaynar sularboiling fluidsve bir azapand a punishmentacıklıpainfuldolayıbecauseolmalarındanthey used (to)inkâr ediyor(lar)disbelieve
🇹🇷 10:4 Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır.
O'durHeyapan(is) the One Whoyaptımadegüneşithe sunbir ışıka shining lightve ayıand the moonbir nura reflected lightve düzenleyenand determined for itbelli menzillere görephasesbilmeniz içinthat you may knowsayısını(the) numberyılların(of) the yearsve hesabınıand the count (of time)yaratmamıştırNotyarattıcreatedAllahAllahbütün bunlarıthatdışındaexcepthak olmakin truthetraflıca açıklıyorHe explainsayetlerinithe Signsbir topluluk içinfor a peoplebilen(who) know
🇹🇷 10:5 O Allah'dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.
şüphesizIndeedardarda gelmesindeinbirbiri ardınca gelişi(the) alternationgece(of) the nightve gündüzünand the dayyarattıklarındaand whatyaratıldı(has been) createdAllah'ın(by) Allahgöklerdeingöklerthe heavensve yerdeand the earthayetler vardır(are) Signsbir topluluk içinfor a peoplesakınanwho are God conscious
🇹🇷 10:6 Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için bir çok delil vardır.