koşarlarRacing aheaddikerekraised upbaşlarınıtheir headsdönmeznotdönerekreturningkendilerinetowards thembakışlarıtheir gazeve yüreklerinin içi deand their heartsbomboştur(are) empty
🇹🇷 14:43 O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.
ve uyarAnd warninsanlarıthe mankindgüne (karşı)(of) a Daykendilerine geleceği(when) will come to themazabınthe punishmentve diyeceklerithen will sayzalimlerinthose whozulmettidid wrongRabbimizOur Lordbizi erteleRespite usbir süreye kadarforbir ecela termyakınshortgelelimwe will answersenin çağrınaYour callve uyalımand we will followelçilerethe Messengersetmemiş miydiniz?Had notsenyouyemininiziswornöncedenbeforeöncebeforeolmadığınanotsizin içinfor youhiçbiranyzevalend
🇹🇷 14:44 Ey Peygamber! İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım." Onlara: "Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?" denilir.
ve oturmuştunuzAnd you dweltyerlerindeinyurtlarthe dwellingskimselerin(of) those whozulmeden(lerin)wrongedkendilerinethemselvesve belli olmuştuand it had become clearsizeto younasılhowyaptığımızWe dealtonlarawith themve anlatmıştıkand We put forthsizefor youmisallerlethe examples
🇹🇷 14:45 Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl azab ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de vermiştik.
ve kuşkusuzAnd indeedonlar kurdularthey plannedtuzaklarınıtheir planoysa yanındadırbut withAllah'ınAllahonların tuzakları(was) their planeğereven ifolsa bilewastuzaklarıtheir planyerinden kaldıracakthat should be moveddağlarıby itdağlarthe mountains
🇹🇷 14:46 Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun
sakınSo (do) notsanmathinkAllah'ı(that) Allahcayarwill failverdiği sözden(to) keep His Promiseelçilerine(to) His MessengersçünküIndeedAllahAllahdaima üstündür(is) All-MightysahibidirOwner (of) RetributionintikamOwner (of) Retribution
🇹🇷 14:47 O halde sakın Allah'ın peygamberlerine olan vaadinden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah her şeye galiptir, intikam sahibidir.
o gün(On the) Daydeğiştirilirwill be changedyerthe earthbaşka(to) other (than)yerethe earthve gökler deand the heavensve gelirlerand they will come forthAllah'ın huzurunabefore Allahtek (olan)the Onekahredici (olan)the Irresistible
🇹🇷 14:48 O gün yeryüzü bir başka yere, gökler, başka göklere çevirilecek ve bütün varlıklar, kabirlerinden çıkıp bir ve gücüne karşı durulmaz olan Allah'ın huzuruna toplanacaklardır.
ve görürsünAnd you will seesuçlularıthe criminalso gün(on) that Daybirbirine yaklaştırılmışbound togetheriçindeinzincirlerthe chains
🇹🇷 14:49 O gün, suçluların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.
gömlekleriTheir garmentskatrandandırofkatrantarve kaplamaktadırand will coveryüzlerinitheir facesateşthe Fire
🇹🇷 14:50 Gömlekleri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar.
karşılığını verecektirSo that Allah may recompenseAllahSo that Allah may recompensehereachnefsinsoulne varsa(for) whatkazandığıit earnedşüphesizIndeedAllahAllahçabuk görendir(is) Swifthesabı(in) the reckoning
🇹🇷 14:51 Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir.
buThisbir tebliğdir(is) a Messageinsanlarafor the mankinduyarılsınlar diyethat they may be warnedbununlawith itve bilsinler diyeand that they may knowyalnızcathat onlyOHetanrıdır(is) One Godbirtek(is) One Godve öğüt alsınlar diyeand that may take heedsahiplerimensağduyu(of) understanding
🇹🇷 14:52 Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir.
Mahmoud Khalil Al-Husary