sonraThenşüphesizindeedRabbinyour Lordkimseler içinto those whoişleyen(ler)didkötülükevilcehaletlein ignorancesonrathentevbe edenler (için)repentedardındanaftersonraafterbununthatve uslananlar (için)and corrected themselves elbetteindeedRabbinyour Lordbunlardan sonraafter thatondan sonraafter thatbağışlayandır(is) surely Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 16:119 Sonra şüphe yok ki Rabbin, bir cahillikle günah işleyip ardından tevbe eden ve durumunu düzelten kimseleri bağışlar. Şüphesiz ki Rabbin, bu tevbeden sonra Gafurdur, Rahîmdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.)
şüphesizIndeedİbrahimIbrahimidiwasbir ümmeta nationO'na ita'at edenobedientAllah'ıto Allahbirleyenuprightveand notdeğildihe wasortak koşanlardanofmüşriklerthe polytheists
🇹🇷 16:120 Şüphesiz İbrahim Allah'a itaat eden, Hakk'a yönelen bir önderdi. Ve hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
şükredici idiThankfulO'nun ni'metlerinefor His favorsonu seçmişHe chose himve iletmiştiand guided himyolatoyolthe waydoğrustraight
🇹🇷 16:121 Allah'ın nimetlerine şükredendi. Allah onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
ve ona vermiştikAnd We gave himdünyadaindünyathe worldiyilikgoodşüphesiz Oand indeed, heahirette deinahiretthe Hereafteriyilerdendir(he) will surely (be) amongsalihlerthe righteous
🇹🇷 16:122 Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.
sonraThenvahyettikWe revealedsanato youuythatuyarsınYou followyoluna(the) religionİbrahim'in(of) Ibrahimhanif olanuprightveand notdeğildihe wasortak koşanlardanofmüşriklerthe polytheists
🇹🇷 16:123 Sonra da (ey Muhammed!) sana: "Hakk'a yönelen ve müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine tabi ol" diye vahyettik.
şüphesizOnly(farz) kılındıwas appointedcumartesi günüthe Sabbathüzerindeforkimselerthose whoayrılığa düşen(ler)differedonunin itve şüphesizAnd indeedRabbinyour Lordelbette hükmünü verecektirwill surely judgearalarındabetween themgünü(on) the Daykıyamet(of) the Resurrectionşey hakkındain whatondathey used (to)[onda][in it]ayrılığa düştükleridiffer
🇹🇷 16:124 Cumartesi günü (avlanmamak), ancak onda ihtilafa düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin onların ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü, aralarında elbette hükmünü verecektir.
çağırCallyolunatoyol(the) wayRabbinin(of) your Lordhikmetlewith the wisdomve öğütleand the instructiongüzelthe goodve onlarla mücadele etand discuss with them(biçimde)in thatowhichen güzel(is) bestkuşkusuzIndeedRabbinyour Lordişte O'durHeen iyi bilen(is) most knowingkimseleriof whosapan(ları)has strayedyolundanfromO'nun yoluHis wayve OAnd He(en iyi) bilendir(is) most knowinghidayete erenleriof the guided ones
🇹🇷 16:125 (Ey Resulüm!) Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır! Ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.
ve eğerAnd ifceza vereceksenizyou retaliateceza verinthen retaliateaynısınıwith the likesize verilen cezanınof whatbaşınıza geldiyou were afflictedonunlawith [it]amaBut ifsabdedersenizyou are patientandolsun ki osurely (it) isdaha iyidirbettersabredenler içinfor those who are patient
🇹🇷 16:126 Eğer (bir suçtan dolayı) ceza verecek olursanız size yapılan azab ve cezanın misli ile ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.
ve sabretAnd be patientdeğildirand notsenin sabrın(is) your patiencebaşkabutAllah(ın yardımından)from AllahveAnd (do) notüzülmegrieveonlaraover themveand (do) notdüşmebesıkıntıyainsıkıntıdistresskurdukları tuzaklardanfor whattuzak kurarlarthey plot
🇹🇷 16:127 (Ey Peygamber!) Sabret! Sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı üzülme! Kurdukları tuzaklardan telaş edip sıkıntıya düşme!
çünküIndeedAllahAllahberaberdir(is) withkimselerlethose whokorunan(larla)fear (Him)ve kimselerleand those whoonlar[they]iyilik eden(lerle)(are) good-doers
🇹🇷 16:128 Şüphesiz Allah, takva sahipleri ile ve iyilikte bulunanlarla beraberdir.
Mahmoud Khalil Al-Husary