☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
derdi kiWho (would) saysen misin?Are you indeedkimseler(den)surely ofdoğrulayan(lar)those who believe
🇹🇷 37:52 Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
zaman mı?Is (it) whenbiz öldüğümüzwe have diedve olduğumuzand becometoprakdustve kemikand bonesbiz mi?will wecezalanacağızsurely be brought to Judgment
🇹🇷 37:53 "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
dedi kiHe (will) saysizWillsenyoubakar mısınız?be looking
🇹🇷 37:54 "Siz onu tanır mısınız?" der.
baktıThen he (will) lookonu gördüand see himortasındainorta(the) midstcehennemin(of) the Hellfire
🇹🇷 37:55 Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
dediHe (will) saytallahiBy Allahsen az dahaverilyneredeyseyou almostbeni de alçaltacaktınruined me
🇹🇷 37:56 Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
ve olmasaydıAnd if notni'meti(for the) GraceRabbimin(of) my Lordşimdi ben de olurdumcertainly, I (would) have been(oraya) getirilenlerdenamonggetirilenlerthose brought
🇹🇷 37:57 "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
değil miyiz?Then are notbizweöleceklerden(to) die
🇹🇷 37:58 "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
dışındaExceptölümümüzour deathilkthe firstve değilizand notbizweazaba uğratılcakwill be punished
🇹🇷 37:59 "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
gerçektenIndeedbuthista kendisidirsurelybaşarının(is) the attainmentbüyükgreat
🇹🇷 37:60 İşte bu büyük kurtuluştur.
misli gibiFor (the) likebunun(of) thisçalışsınlarlet workçalışanlarthe workers
🇹🇷 37:61 Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
bu mu?Is thathayırlıbetterağırlanmak için(as) hospitalityyoksaorağacı (mı?)(the) treezakkum(of) Zaqqum
🇹🇷 37:62 Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
elbette bizIndeed, Weonu yaptık[We] have made itbir fitne (sınav)a trialzalimler içinfor the wrongdoers
🇹🇷 37:63 Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
elbette oIndeed, itbir ağaçtır(is) a treeçıkanthat growsdibindeinen alt(the) bottomcehennemin(of) the Hellfire
🇹🇷 37:64 O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
tomurcuklarıIts emerging fruitgibidir(is) as if itbaşları(was) headsşeytanların(of) the devils
🇹🇷 37:65 Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
onlarAnd indeed, theyyiyeceklerdir(will) surely eatondanfrom itve dolduracaklardırand fillonunlawith itkarınlarını(their) bellies
🇹🇷 37:66 Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
sonraThenşüphesizindeedonların vardırfor thembunun üzerinein itbir içkileri(is) a mixturekaynar sudanofkaynar suboiling water
🇹🇷 37:67 Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
sonraThenelbetteindeeddönecekleri yertheir returnmutlaka(will) surely be tocehennemdirthe Hellfire
🇹🇷 37:68 Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
çünkü onlarIndeed, theybuldularfoundbabalarınıtheir fatherssapık kimselerastray
🇹🇷 37:69 Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
kendileri deSo theyüzerindeononların izleritheir footstepskoşturuyorlarthey hastened
🇹🇷 37:70 Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
ve andolsunAnd verilysapmıştıwent astrayonlardan öncebefore themçoğumostevvelkilerin(of) the former (people)
🇹🇷 37:71 Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
ve andolsunAnd verilybiz göndermiştikWe sentonların içineamong themuyarıcılarwarners
🇹🇷 37:72 Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
bakThen seenasılhowolduwassonu(the) enduyarılanların(of) those who were warned
🇹🇷 37:73 Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
ancak hariçtirExceptkulları(the) slavesAllah'ın(of) Allahhalisthe chosen ones
🇹🇷 37:74 Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
ve andolsunAnd verilybize yalvarmıştıcalled UsNûhNuhne güzeland Bestkabul buyurmuştuk(are We as) Responders
🇹🇷 37:75 Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
onu kurtarmıştıkAnd We saved himve ailesiniand his familysıkıntıdanfromsıkıntıthe distressbüyükthe great
🇹🇷 37:76 Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.