☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
bugünThis Daycezalanırwill be recompensedhereverycansoulkazandığıylefor whatkazandığıit earnedyokturNozulüminjusticebugüntodayşüphesizIndeedAllahAllahçabuk görendir(is) Swifthesabı(in) Account
🇹🇷 40:17 Bugün her nefis kazandığı ile cezalanacaktır. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
ve onları uyarAnd warn themgüne (karşı)(of the) Dayyaklaşanthe Approachingzirawhenyüreklerthe heartsdayanmıştır(are) atgırtlaklarathe throatsyutkunur dururlarchokedyokturNotzalimlerinfor the wrongdoershiçbiranydostuintimate friendve yokturand nobir aracılarıintercessorsözü tutulur(who) is obeyed
🇹🇷 40:18 Yaklaşmakta olan o felaket (kıyamet) gününü de onlara haber ver. O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunup dururlar. Zalimler için ne ısınacak bir dost vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi.
bilirHe knowshain(bakışlar)ını(the) stealthy glancegözlerin(the) stealthy glanceve neand whatgizliyorlarsaconcealgöğüslerindethe breasts
🇹🇷 40:19 Allah, gözlerin hain bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğini de.
AllahAnd Allahhükmederjudgeshak ilein truthkimseler isewhile those (whom)yalvardıklarıthey invokeO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himhüküm veremezlernothükmederlerthey judgehiçbir şeyewith anythingçünküIndeedAllahAllah OHeişitendir(is) the All-Hearergörendirthe All-Seer
🇹🇷 40:20 Allah hakkı yerine getirir. Onların O'ndan başka yalvardıkları ise hiçbir şeyi yerine getiremezler. Çünkü hakkıyla işiten ve gören ancak Allah'tır.
gezip dolaşmadılar mı?Do notgezerlerthey travelyeryüzündeinyeryüzüthe earthgörsünlerand seenasılhowolduğunuwassonunun(the) endkimselerin(of) those whoolanwerekendilerinden öncekibefore themonlardan öncebefore themidilerThey wereonlar[they]daha üstünsuperiorkendilerindento themkuvvet bakımından(in) strengthve eserleri bakımındanand (in) impressionsyeryüzündekiinyerthe landfakat onları yakaladıbut Allah seized themAllahbut Allah seized themgünahları yüzündenfor their sinsveand notolmadıwasonlarıfor themkarşıagainstAllah'aAllahhiçbiranykoruyanprotector
🇹🇷 40:21 Yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Onlar yeryüzünde gerek kuvvetçe ve gerek eserce kendilerinden daha üstündüler. Öyle iken Allah onları günahları sebebiyle tutup alıverdi. Kendilerini Allah'ın azabından koruyacak biri bulunmadı.
buThatonların (sebebiyledir)(was) because [they]olmalarıused to come to themonlara getirirdiused to come to themelçileritheir Messengersaçık kanıtlarwith clear proofsama inkar ediyorlardıbut they disbelievedbu yüzden onları yakaladıSo Allah seized themAllahSo Allah seized themzira OIndeed, Hegüçlüdür(is) All-Strongçetin olandırseverecezası(in) punishment
🇹🇷 40:22 O, şundandı: Onlara peygamberleri apaçık delillerle geliyorlardı. Ama onlar inkâr ettiler. Allah da tuttu kendilerini alıverdi. Çünkü O'nun kuvveti çok, azabı şiddetlidir.
ve andolsunAnd certainlybiz gönderdikWe sentMusa'yıMusaayetlerimizlewith Our Signsve bir yetki ileand an authorityapaçıkclear
🇹🇷 40:23 Andolsun Musa'yı âyetlerimizle ve açık bir delil ile gönderdik.
Fir'avn'eToFiravunFiraunve Haman'aHamanve Karun'aand Qarundedilerbut they saidbir büyücüdürA magicianyalancıa liar
🇹🇷 40:24 Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a da onlar: "Bu bir sihirbaz, bir yalancıdır" dediler.
(Musa) ne zaman kiThen whenonlara gelincehe brought to themhakk ilethe truthkatımızdanfromBizeUsdedilerthey saidöldürünKilloğullarını(the) sonskimselerin(of) those whoinanan(ların)believeonunla beraberwith himve sağ bırakınand let livekadınlarınıtheir womenve değildirAnd nottuzağı(is the) plotkafirlerin(of) the disbelieversbaşkasıbutboşa çıkandaninsapıklıkerror
🇹🇷 40:25 Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.