☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ الشورىمَكِّيَّة ۝ ٥٣ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hâ MîmHa Meem
🇹🇷 42:1 Hâ, mîm, ayn, sîn, kaf.
Ayn Sîn KâfAyn Seen Qaaf
🇹🇷 42:2 Hâ, mîm, ayn, sîn, kaf.
böyleThusvahyederrevealssanato youveand tosenden öncekilerethosesenden öncebefore you senden öncebefore you AllahAllahazizthe All-Mightyhakimthe All-Wise
🇹🇷 42:3 Ey Muhammed! Çok güçlü hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de böylece vahyeder.
O'nundurTo Himbulunan herşey(belong) whatevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve bulunan herşeyand whateveryerde(is) inyeryüzüthe earthve Oand Heyücedir(is) the Most Highuludurthe Most Great
🇹🇷 42:4 Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür.
neredeyseAlmostgöklerthe heavensçatlayacaklarbreak upüstlerindenfromüstlerindeabove themve meleklerand the Angelstesbih ederlerglorifyhamd ile(the) praiseRablerini(of) their Lordve mağfiret dilerlerand ask for forgivenesskimseler içinfor thoseyerdekionyeryüzüthe earthiyi bil kiUnquestionablyşüphesizindeedAllahAllahO'durHeçok bağışlayan(is) the Oft-Forgivingçok esirgeyenthe Most Merciful
🇹🇷 42:5 Nerde ise gökler O'nun azametinden tâ üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yeryüzünde bulunan kimseler için mağfiret diliyorlar. İyi bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
ve kimseleriAnd those whoedinen(leri)takeO'ndan başkabesidesbaşkabesidesdostlarprotectorsAllahAllahkollamaktadır(is) a Guardianonlarıover themve değilsinand notsenyouonların üzerinde(are) over thembir vekila manager
🇹🇷 42:6 Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onların üzerinde devamlı bir gözetleyicidir. Ama sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
ve böyleAnd thusbiz vahyettik kiWe have revealedsanato youbir Kur'ana Quranarapça(in) Arabicuyarman içinthat you may warnanasını(the) motherkentlerin (Mekke'yi)(of) the townsveand whoeverçevresindekileri(is) around itve uyarman içinand warngününe karşı(of the) Daytoplanma(of) Assemblyasla bulunmayan(there is) nokuşkudoubtondain itbir bölükA partycennette(will be) incennetParadiseve bir bölükand a partyateştedirinalevli ateşthe Blazing Fire
🇹🇷 42:7 Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.
ve şayetAnd ifdileseydiAllah willedAllahAllah willedonları yapardıHe could have made themmilleta communitybir tekonefakatbutsokarHe admitskimseyiwhomdilediğiHe willsrahmetinein (to)O'nun rahmetiHis Mercyzalimlere gelinceAnd the wrongdoersyokturnotonlarınfor themhiçbiranyvelisiprotectorve yokturand notyardımcısıany helper
🇹🇷 42:8 Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat O yalnız dilediğini rahmetinin içine almaktadır. Zalimler için ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.
yoksaOredindiler (mi?)have they takenO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himdostlarprotectorshalbuki Allah'tırBut Allah OHedost olan(is) the Protectorve Oand Hediriltirgives lifeölüleri(to) the deadve OAnd Heüzerine(is) onhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 42:9 Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Oysa asıl dost Allah'tır. Ölüleri diriltecek olan da O'dur. O'nun her şeye gücü yeter.
ve ne varsaAnd whateverayrılığa düştüğünüzyou differhakkındain itherhangi birofbir şeya thinghüküm vermekthen its rulingaittir(is) toAllah'aAllahişte budurThatAllah(is) AllahRabbimmy LordO'naupon HimdayandımI put my trustve O'naand to HimyöneldimI turn
🇹🇷 42:10 Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte benim Rabbim olan Allah budur. Ben yalnız O'na güvendim ve yalnız O'na yöneliyorum.