şüphesizIndeedAllahAllahsokarwill admitkimselerithose whoinanan(ları)believeve yapanlarıand doiyi işlerrighteous deedscennetlere(to) Gardensakan;flowaltlarındanfromonun altındanunderneath itırmaklarthe riverskimseler isebut those whoinkar eden(ler)disbelieve(dünyada) biraz yaşarlarthey enjoyve yerlerand eatgibiasyediğieathayvanlarınthe cattleve ateştirand the Fireyerleri(will be) an abodeonlarınfor them
🇹🇷 47:12 Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.
nicesiniAnd how manykent(ler)denofbir beldea town(öyle ki)whichdaha şiddetliydi(was) strongerkuvvet bakımından(in) strengthsenin kentindenthanbeldenizyour townseni çıkardıklarıwhichsizi çıkardıhas driven you outbiz yok ettikWe destroyed themve olmadıso noyardım edenhelperonlarafor them
🇹🇷 47:13 Ey Muhammed! Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler vardı ki biz onları helâk ettik de onlara yardım eden çıkmadı.
kimse olur mu?Then is (he) whoolanisüzerindeonbir delila clear proofRabbindenfromRabbihis Lordkimseler gibilike (he) whosüslendirilenis made attractivekendilerineto himkötü(the) evilişi(of) his deedsve uyanwhile they followkeyiflerinetheir desires
🇹🇷 47:14 Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu?
durumu (şudur)A parablecennetin(of) Paradisesöz verilenwhichvadolunuris promisedmuttakilere(to) the righteousiçinde vardırThereinırmakları(are) riverssudanofsuwaterolmayannotbozulmapollutedve ırmaklarıand riverssüttenofsütmilkdeğişmeyennotdeğişirchangestadıits tasteve ırmaklarıand riversşaraptanofşarapwinelezzet verendeliciousiçenlerefor (the) drinkersve ırmaklarıand riversbaldanofbalhoneysüzmepurifiedve onlar için vardırand for themoradathereinher çeşittenofhepsiallmeyvalarfruitsve bağışlama (vardır)and forgivenessRablerindenfromRableritheir Lordkimseler gibi olur mu?like he whoolike he whoebedi kalan(will) abide foreverateşteinateşthe Fireve içirildiğiand they will be given to drinksuyunwatersıcakboilingparça parça kesenso it cuts into piecesbarsaklarınıtheir intestines
🇹🇷 47:15 Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
ve onlardanAnd among themkimisi(are some) whoseni dinlerlistengelipto younihayetuntilzamanwhençıktıklarıthey departsenin yanındanfromsenyouderlerthey sayolanlarato those whoverilmişwere givenbilgithe knowledgene?Whatsöyledi(has) he saidaz öncejust nowonlarThose kimselerdir(are) the onesmühürlediğiAllah has set a sealAllah'ınAllah has set a sealüzeriniuponkalbleritheir heartsve ardına düşmüşand they followkeyiflerinintheir desires
🇹🇷 47:16 Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.
kimselere gelinceAnd those whohidayet bulan(lara)accept guidanceonların artırmıştırHe increases themhidayetlerini(in) guidanceve onlara vermiştirand gives themkorunmalarınıtheir righteousness
🇹🇷 47:17 Doğru yola girenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara kötülükten sakınma çarelerini ilham etmiştir.
bekliyorlarmı?Then dobeklerlerthey waityalnızcabutsa'atin(for) the Hourkendilerine gelmesinithatonlara gelmesiit should come to themansızınsuddenlyişteBut indeedgeldihave comeonun belirtileriits indicationsneden mümkün olsun?Then howonlarato themsonrawhenkendilerine geldiktenhas come to themöğüt almalarıtheir reminder
🇹🇷 47:18 Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?
bil kiSo knowki othat [He] yoktur(there is) notanrıgodbaşkabutAllah'tanAllahve mağfiret dileand ask forgivenesskendi günahın içinfor your sinve inanan erkekler içinand for the believing menve inanan kadınlar içinand the believing womenve AllahAnd Allahbilirknowsdönüp dolaşacağınız yeriyour movementve varıp duracağınız yeriand your resting places
🇹🇷 47:19 Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
Mahmoud Khalil Al-Husary