RabbimizOur Lordinandıkwe believe[d]şeyein whatsenin indirdiğinYou revealedve uydukand we follow[ed]elçiyethe Messengerbizi yazthen write usberaberamongşahidlerlethe witnesses
🇹🇷 3:53 Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.
ve tuzak kurdularAnd they schemedve tuzak kurduand plannedAllah daAllahçünkü AllahAnd Allahen iyi(is the) besttuzak kurandır(of) the planners
🇹🇷 3:54 Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır.
haniWhendemiştisaidAllahAllahEy ÎsaO Isaelbette benIndeed, Isenin canını alacağım(will) take youve seni yükselteceğimand raise youbanato Myselfve seni temizleyeceğimand purify youkimselerdenfromonlar kithose whoinkar edendisbelieve[d]ve tutacağımand I will makekimselerithose whosana uyanfollow[ed] youüstündesuperiorkimselerim(to) those whoinkar edendisbelieve[d]kadarongününe(the) Daykıyamet(of) [the] ResurrectionsonraThenbana olacaktırto Medönüşünüz(is) your returnben hükmedeceğimand I will judgearanızdabetween youşeyler (hakkında)about whatsizinyou wereonda[in it]ayrılığa düştüğünüzdiffering
🇹🇷 3:55 O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa, şüphesiz ki seni öldüreceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim".
gelinceThen as forkimselerethose whoinkar edendisbelieve[d]onlara azabedeceğimthen I will punish themazapla(with) a punishmentşiddetliseveredünyada daindünyathe worldve ahirette deand (in) the HereafterolmayacaktırAnd notonlarınfor themhiçbiranyyardımcıları dahelpers
🇹🇷 3:56 "İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim, onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır".
gelinceAnd as forkimselerethose whoinananbelieve[d]ve yapanlaraand didiyi şeyler[the] righteous deeds(Allah) tam olarak verecektirthen He will grant them in fullmükafatlarınıtheir rewardAllahAnd Allahsevmez(does) notseverlerlovezalimlerithe wrongdoers
🇹🇷 3:57 "İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez".
işte buThatokuduğumuz(is what) We recite [it]sanato youayetlerdenofayetlerthe Versesve Zikir(Kitap)dandırand the Reminder hikmetli[the] Wise
🇹🇷 3:58 İşte bu sana okuduğumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandır.
şüphesizIndeeddurumu(the) likenessÎsa'nın(of) IsayanındanearAllah'ınAllahdurumu gibidir(is) like (the) likenessAdem'in(of) AdamOnu yarattıHe created himtopraktanfromtoprakdustsonrathendedi kiHe saidonato himOl!Beve olduand he was
🇹🇷 3:59 Doğrusu Allah katında İsa'nın (yaratılışındaki) durumu, Âdem'in durumu gibidir; onu topraktan yarattı, sonra ona "ol!" dedi, o da oluverdi.
(Bu) gerçektir'The truthRabbinden (gelen)(is) fromRabbinyour Lordöyle ise olmaso (do) notolbekuşkulananlardanamongşüphe edenlerthe doubters
🇹🇷 3:60 Bu hak (gerçek) senin rabbindendir, o halde şüphecilerden olma.
kimThen whoeverseninle tartışmaya kalkarsaargues (with) yououn hakkındaconcerning itsonrafromsonraafterşeylerdenwhatsana gelencame to youilimdenofilimthe knowledgede kithen saygelinComeçağıralımlet us calloğullarımızıour sonsve oğullarınızıand your sonsve kadınlarımızı;and our womenve kadınlarınızıand your womenve kendimiziand ourselvesve kendiniziand yourselvessonrathengönülden la'netle du'a edelim delet us pray humblyatalım (kılalım)and [we] invokela'netinithe curseAllah'ın(of) Allahüstüneonyalancılarınthe liars
🇹🇷 3:61 Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
Mahmoud Khalil Al-Husary