göndersinHe will send downgökten(rain from) the skyüzerinizeupon youbol yağmur(in) abundance
🇹🇷 71:11 "Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın."
ve size yardım etsinAnd provide youmallarlawith wealthve oğullarlaand childrenve versinand makesizefor youbahçelergardensve versinand makesizefor youırmaklarrivers
🇹🇷 71:12 "Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın."
ne?Whatoluyor size(is) for youummuyorsunuznotyakıştırırsınızyou attributeAllah içinto Allahsaygıgrandeur
🇹🇷 71:13 "Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?"
oysaAnd indeedO sizi yarattıHe created youaşama aşama(in) stages
🇹🇷 71:14 "Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır."
görmediniz mi?Do notgörürsünyou seenasılhowyarattıdid createAllahAllahyedi(the) sevengöğüheavenstabaka tabaka(in) layers
🇹🇷 71:15 "Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?"
ve yaptıAnd madeAy'ıthe moonbunların içindethereinnura lightve yaptı;and madegüneşithe sunbir lambaa lamp
🇹🇷 71:16 Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.
ve AllahAnd Allahsizi bitirdihas caused you to growyerdenfromyeryüzüthe earthbir bitki olarak(as) a growth
🇹🇷 71:17 Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.
sonraThengeri çevirecektirHe will return youorayainto itve tekrar çıkaracaktırand bring you forthmükemmel çıkarışla(a new) bringing forth
🇹🇷 71:18 Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.
ve AllahAnd Allahyaptımadesizin içinfor youyerithe earthbir sergian expanse
🇹🇷 71:19 Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır.
gidesiniz diyeThat you may go alongondakithereinyollarda(in) pathsgeniş genişwide
🇹🇷 71:20 Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.
dediSaidNûhNuhRabbimMy Lordelbette onlarIndeed, theybana karşı geldilerdisobeyed meve uydularand followedbir adama(the one) whoartırmayan(did) notonu artırırincrease himmalıhis wealthve çocuğuand his childrendışındaexceptziyan(in) loss
🇹🇷 71:21 Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; malı ve çocuğu hüsrandan başka bir şeyini artırmayan kimsenin ardına düştüler."
ve tuzaklar kurdularAnd they have plannedtuzaklarlaa planbüyük büyükgreat
🇹🇷 71:22 "Büyük büyük tuzaklar kurdular."
ve dediler kiAnd they saidbırakmayın(Do) notbırakınleavetanrılarınızıyour godsveand (do) notbırakmayınleaveVedd'iWaddve ne deand notSuva'ıSuwave ne deand notve Yeğus'uYaguthve Ye'uk'uand Yauqve Nesr'iand Nasr
🇹🇷 71:23 Dediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i."
ve andolsunAnd indeedyoldan çıkardılarthey have led astrayçoklarınımanyveAnd notsen (de) artırmaincreaseo zalimlerethe wrongdoersbaşka bir şeyexceptşaşkınlıktan(in) error
🇹🇷 71:24 Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.
dolayıBecause ofhatalarındantheir sinsboğuldularthey were drownedsokuldularthen made to enterateşe(the) Fireveand notbulamadılarthey foundkendilerinefor themselvesbaşkafrombaşkabesidesAllah'tanAllahyardımcılarany helpers
🇹🇷 71:25 Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.
ve dedi kiAnd saidNûhNuhRabbimMy Lordbırakma(Do) notbırakınleaveyeryüzündeonyeryüzüthe earthkafirlerdenanykâfirlerin(of) the disbelieverstek kişi(as) an inhabitant
🇹🇷 71:26 Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma."
çünkü senIndeed, Youeğerifonları bırakırsanYou leave themşaşırtırlarthey will misleadkullarınıYour slavesveand notdoğurmazlarthey will beget(olandan) başkasınıexceptahlaksıza wickedinkarcıa disbeliever
🇹🇷 71:27 "Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar."
RabbimMy LordbağışlaForgivebenimeve babamı-anamıand my parentsve kimseyiand whoevergirenentersevimemy house inanaraka believerve inanan erkekleriand the believing menve inanan kadınlarıand the believing womenveAnd (do) notartırmaincreasezalimlerinthe wrongdoersdışında bir şeyiexcepthelaki(in) destruction
🇹🇷 71:28 "Ey Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini artır."
Mahmoud Khalil Al-Husary