☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ عبسمَكِّيَّة ۝ ٤٢ آيَة
onları bürümüşWill cover themkaranlıkdarkness
🇹🇷 80:41 Onları karanlık bürümüş,
işteThoseonlar[they]kafirlerdir(are) the disbelieversHak'tan sapanlardırthe wicked ones
🇹🇷 80:42 İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
سُورَةُ التكويرمَكِّيَّة ۝ ٢٩ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

zamanWhengüneşthe sunbüzüldüğüis wrapped up
🇹🇷 81:1 Güneş katlanıp dürüldüğünde,
ve zamanAnd whenyıldızlarthe starskararıp döküldüğüfall, losing their luster
🇹🇷 81:2 Yıldızlar bulandığında,
ve zamanAnd whendağlarthe mountainsyürütüldüğüare moved away
🇹🇷 81:3 Dağlar yürütüldüğünde,
ve zamanAnd whenon aylık gebe develerthe full-term she-camelsbaşı boş bırakıldığı(are) left untended
🇹🇷 81:4 Kıyılmaz mallar bırakıldığında,
ve zamanAnd whenvahşi hayvanlarthe wild beastsbir araya toplandığıare gathered
🇹🇷 81:5 Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
ve zamanAnd whendenizlerthe seaskaynatıldığıare made to overflow
🇹🇷 81:6 Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),
ve zamanAnd whennefislerthe soulsçiftleştirildiğiare paired
🇹🇷 81:7 Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında),
ve zamanAnd wheno diri diri toprağa gömülen kızathe female infant buried alivesorulduğuis asked
🇹🇷 81:8 Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda,
hangi?For whatgünah (yüzünden)sinöldürüldüshe was killed
🇹🇷 81:9 "Hangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye.
ve zamanAnd whendefterlerthe pagesaçılıp yayıldığıare laid open
🇹🇷 81:10 Amel defterleri açıldığında,
ve zamanAnd whengökthe skysıyrılıp açıldığıis stripped away
🇹🇷 81:11 Gök sıyrılıp açıldığında,
ve zamanAnd whencehennemthe Hellfirealevlendirildiğiis set ablaze
🇹🇷 81:12 Cehennem kızıştırıldığında,
ve zamanAnd whencennetParadiseyaklaştırıldığıis brought near
🇹🇷 81:13 Ve cennet yaklaştırıldığında,
bilirWill knowher cana soulnewhatyapıp getirdiğiniit has brought
🇹🇷 81:14 Herkes ne getirmiş olduğunu anlar.
hayırBut nayyemin ederimI sweargeri kalıp gizlenenlereby the retreating planets
🇹🇷 81:15 Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),
akıp gidenlereThose that rundönüp saklananlara(and) disappear
🇹🇷 81:16 O akıp akıp yuvasına gidenlere,
geceyeAnd the nightzamanwhensırtını döndüğüit departs
🇹🇷 81:17 Yöneldiği an geceye,
ve sabahaAnd the dawnzamanwhensoluk almağa başladığıit breathes
🇹🇷 81:18 Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
şüphesiz oIndeed, itsözüdür(is) surely a wordbir elçinin(of) a Messengerdeğerlinoble
🇹🇷 81:19 Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür.
sahibidirPossessor ofgüçpowerkatındawithsahibi(the) Owner ofArşınthe Throneyücedirsecure
🇹🇷 81:20 O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.
ita'at edilendirOne to be obeyedoradaandgüvenilendirtrustworthy
🇹🇷 81:21 Orada ona itaat edilir, güvenilir.
ve değildirAnd notarkadaşınız(is) your companioncinlimad
🇹🇷 81:22 Arkadaşınızı cin çarpmış değildir.
ve andolsunAnd certainlyonu görmüştürhe saw himufuktain the horizonapaçıkthe clear
🇹🇷 81:23 Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
ve değildirAnd notOhe (is)hakkındaongaybthe unseencimria withholder
🇹🇷 81:24 O, gayb hakkında cimri de değildir.
ve değildirAnd notOitsözü(is the) wordşeytanın(of) Shaitaankovulmuşaccursed
🇹🇷 81:25 O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.
o halde nereye?So wheregidiyorsunuzare you going
🇹🇷 81:26 Hâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz?
hayırNotOitancak(is) exceptöğüttüra reminderalemlereto the worlds
🇹🇷 81:27 O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,
kimse içinFor whoeveristeyenwillsaranızdanamong youdoğru hareket etmektodoğru yolu tutarlartake a straight way
🇹🇷 81:28 İçinizden doğru gitmek isteyenler için.
veAnd notsiz dileyemezsinizyou willdışındaexceptdilemesithatdilerwillsAllah(ın)AllahRabbiLordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 81:29 Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz.