☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ الليلمَكِّيَّة ۝ ٢١ آيَة
ona da kolaylaştırırızThen We will ease himen güç(yolda gitmey)itowards [the] difficulty
🇹🇷 92:10 Onu da en zor yola hazırlarız.
ve yokturAnd notfaydasıwill availonahimmalınınhis wealthzamanwhençukura düştüğühe falls
🇹🇷 92:11 Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.
şüphesizIndeedbize aittirupon Usdoğru yola iletmek(is) the guidance
🇹🇷 92:12 Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir.
ve şüphesizAnd indeedbizimdirfor Usson da(is) the Hereafterilk deand the first (life)
🇹🇷 92:13 Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir.
ben sizi uyardımSo I warn youbir ateşe karşı(of) a Firealev saçanblazing
🇹🇷 92:14 Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.
ona girmezNotoraya girecekwill burn (in) itbaşkasıexcepthaydut olandanthe most wretched
🇹🇷 92:15 Ona ancak en azgın olan girer.
o kiThe one whoyalanlandıdeniedve sırtını döndüand turned away
🇹🇷 92:16 Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.
ve ondan uzak tutulurBut will be removed from iten muttaki olanthe righteous
🇹🇷 92:17 En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
o kiThe one who(hayra) vererekgivesmalınıhis wealtharınır yücelir(to) purify himself
🇹🇷 92:18 O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.
ve yokturAnd nothiç kimseninfor anyoneonun yanındawith himhiçbiranyni'metifavorkarşılık verilecekto be recompensed
🇹🇷 92:19 Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
yalnızExceptulaşmak içinseekingrızasına(the) CountenanceRabbinin(of) his Lordyücethe Most High
🇹🇷 92:20 O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
yakındaAnd soon, surelyrazı olacaktırhe will be pleased
🇹🇷 92:21 Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.
سُورَةُ الضحىمَكِّيَّة ۝ ١١ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

kuşluk vaktine andolsunBy the morning brightness
🇹🇷 93:1 Andolsun kuşluk vaktine.
ve geceye andolsunAnd the nightsakinleşenwhenkaranlığıyla örterit covers with darkness
🇹🇷 93:2 Ve sakinleştiği zaman geceye ki,
seni bırakmadıNotseni terk ettihas forsaken youRabbinyour Lordveand notdarılmadıHe is displeased
🇹🇷 93:3 Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.
ve sonuAnd surely the Hereafteriyi olacaktır(is) bettersenin içinfor youilkindenthanilkthe first
🇹🇷 93:4 Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır.
ve yakındaAnd soonsana verecektirwill give youRabbinyour Lordve sen razı olacaksınthen you will be satisfied
🇹🇷 93:5 Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
seni bulmadı mı?Did notseni bulduHe find youyetiman orphanve barındırmadı mı?and give shelter
🇹🇷 93:6 O seni yetim bulup da barındırmadı mı?
ve seni bulmadı mı?And He found youşaşırmışlostve yola iletmedi mi?so He guided
🇹🇷 93:7 Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
ve seni bulmadı mı?And He found youfakirin needzengin etmedi mi?so He made self-sufficient
🇹🇷 93:8 Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
öyleyseSo as foröksüzüthe orphansakınthen (do) notezmeoppress
🇹🇷 93:9 Öyleyse sakın yetimi ezme.
ve sakınAnd as fordilenciyione who asksazarlamathen (do) notsavarlarrepel
🇹🇷 93:10 Dilenciyi de azarlama.
veBut as forni'metini(the) FavorRabbinin(of) your Lordanlatnarrate
🇹🇷 93:11 Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.
سُورَةُ الشرحمَكِّيَّة ۝ ٨ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

açmadık mı?Have notgenişlettikWe expandedseninfor yougöğsünüyour breast
🇹🇷 94:1 Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı?
ve atmadık mı?And We removedsenin üzerindenfrom youyükünüyour burden
🇹🇷 94:2 Senden yükünü indirmedik mi?