şüphesizIndeedinsanmankindRabbine karşıto his Lordçok nankördür(is) surely ungrateful
🇹🇷 100:6 Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.
ve elbette o daAnd indeed, hebunaonşuthatşahiddirsurely (is) a witness
🇹🇷 100:7 Ve kendisi de buna şahittir.
doğrusu oAnd indeed hesevgisinein (the) lovemal(of) wealthaşırı düşkündür(is) surely intense
🇹🇷 100:8 Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.
bilmez mi?But does notbilirhe knowzamanwhendışarı atıldığıwill be scatteredolanlarwhatkabirlerde(is) inkabirlerthe graves
🇹🇷 100:9 Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.
ve devşirildiği (zaman)And is made apparentbulunanlarwhatgöğüslerde(is) ingöğüslerthe breasts
🇹🇷 100:10 Ve sinelerin içindekiler derlenecek.
şüphesizIndeedRabbleritheir Lordonlarıabout themo günthat Daymutlaka haber almıştır(is) surely All-Aware
🇹🇷 100:11 O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
çarpan olayThe Striking Calamity
🇹🇷 101:1 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
nedir?Whatçarpan olay(is) the Striking Calamity
🇹🇷 101:2 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
nedirAnd whatsana bildirenwill make you knowne olduğunuwhatçarpan olayın(is) the Striking Calamity
🇹🇷 101:3 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
o gün(The) Dayolur(lar)will beinsanlarthe mankindpervaneler gibilike mothsyayılmışscattered
🇹🇷 101:4 O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.
ve olurlarAnd will bedağlarthe mountainsrenkli yün gibilike woolatılmışfluffed up
🇹🇷 101:5 Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.
amaThen as forkimin(him) whoseağır gelirse(are) heavytartılarıhis scales
🇹🇷 101:6 O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
oThen heiçindedir(will be) inbir hayata lifememmun edicipleasant
🇹🇷 101:7 O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
ve fakatBut as forkimin(him) whosehafif gelirse(are) lighttartılarıhis scales
🇹🇷 101:8 Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.
onun anasıHis abodehaviye(uçurum)dur(will be the) Pit
🇹🇷 101:9 Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.
nedir?And whatsana bildirenwill make you knowne olduğunuwhatonunit is
🇹🇷 101:10 O uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
bir ateştirA Firekızgınintensely hot
🇹🇷 101:11 O, kızgın bir ateştir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
sizi oyaladıDiverts youçokluk yarışıthe competition to increase
🇹🇷 102:1 Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
nihayetUntilziyaret ettinizyou visitkabirlerithe graves
🇹🇷 102:2 Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
hayırNayyakındaSoonbileceksinizyou will know
🇹🇷 102:3 Hayır! Yakında bileceksiniz.
sonraThenhayırnayyakındaSoonbileceksinizyou will know
🇹🇷 102:4 Yine hayır! Yakında bileceksiniz (hatanızı).
hayırNaykeşkeIfbilseydinizyou knowbilgi ile(with) a knowledgekesin(of) certainty
🇹🇷 102:5 Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.
mutlaka görürdünüzSurely you will seecehennemithe Hellfire
🇹🇷 102:6 Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.
sonraThenonu göreceksinizsurely you will see itgözle(with the) eyekesin olarak(of) certainty
🇹🇷 102:7 Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.
sonraThensorulacaksınızsurely you will be askedo günthat Dayni'metlerdenaboutzevklerthe pleasures
🇹🇷 102:8 Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız
Mahmoud Khalil Al-Husary