☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
de kiSayinandıkWe believedAllah'ain Allahşeyeand whatindirilen(is) revealedbizeon usve şeyeand whatindirilenwas revealedİbrahim'eonİbrahimIbrahimve İsma'il'eand Ishmaelve İshak'aand Isaacve Ya'kub'aand Yaqubve sıbtlaraand the descendentsve şeyeand whatverilenwas givenMusa'ya(to) Musave Îsa'yaand Isave peygamberlereand the ProphetstarafındanfromRableritheir Lordayırım yapmayızNotayrım yaparızwe make distinctionarasındabetweenhiçbirininanyonlarof themve bizand weO'nato Himteslim olanlarız(are) submissive
🇹🇷 3:84 De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuşlarız".
ve kimAnd whoeverararsaseeksbaşkaother thanİslam'dan[the] Islambir din(as) religion(bilsin ki) aslathen never(o din) kabul edilmeyecekwill be acceptedondanfrom himve oand heahiretteinahiretthe Hereafterkaybedenlerden olacaktır(will be) fromhüsrana uğrayanlarthe losers
🇹🇷 3:85 Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
nasılHowyol gösterir(shall) guideAllahAllahbir toplumaa peopleinkar eden(who) disbelievedsonraafterİman ettiktentheir beliefve gördüktenand (had) witnessedgerçektenthatResul'ünthe Messengerhak olduğunu(is) trueve kendilerine geldiktenand came to themaçık delillerthe clear proofsAllahAnd Allahdoğru yola iletmez(does) nothidayet ederguidetoplumuthe peoplezalim[the] wrongdoers
🇹🇷 3:86 İnandıktan, Peygamber'in hak olduğuna şehadet ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâra sapan bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimler güruhunu doğru yola iletmez.
işteThose onların cezasıtheir recompensegerçektenthatonların üzerine olmasıdıron themla'neti(is the) curseAllah'ın(of) Allahve meleklerinand the Angelsve insanlarınand the peoplehepsininall together
🇹🇷 3:87 İşte onların cezaları, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin laneti onların üzerlerindedir.
ebedi kalacaklardır(They will) abide foreverO(la'net)in içindein ithafifletilmeyecekNothafifletilirwill be lightenedonlardanfor themazabthe punishmentve onlaraand notonlartheyfırsat verilmeyecektirwill be reprieved
🇹🇷 3:88 Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
dışındaExceptkimselerthose whotevbe edenrepentsonrafromsonraafterondanthatve uslananlarand reform[ed] themselvesçünküThen indeedAllahAllahçok bağışlayan(is) Oft-Forgivingçok esirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 3:89 Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.
şüphesizIndeedonlar kithose whoinkar ettilerdisbelievedsonraafterinandıktantheir beliefsonrathenarttıthey increasedinkarları(in) disbeliefkabul edilmeyecektirneverkabul edilirwill be acceptedonların tevbeleritheir repentanceve işteand those onlartheysapıkların ta kendileridir(are) those who have gone astray
🇹🇷 3:90 Şüphesiz imanlarının arkasından küfreden, sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinkar edendisbelieve[d]ve ölenlerand diedve onlarwhile theykafir olarak(are) disbelieverskabul edilmeyecektirthen neverkabul edilirwill be acceptedhiçbirindenfromonlardan biriany one of themdolusufulldünyaearthaltın(of) goldve olsa dahi[and] (even) iffidye vermişhe offered as ransomonuitişteThose onlar için vardırfor thembir azab(is) a punishmentacıklıpainfulve yokturand notonların(will be) for themhiçbiranyyardımcılarıhelpers
🇹🇷 3:91 Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir oldukları halde de ölenler, yeryüzü dolusu altın fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. İşte dayanılmaz azab onlar içindir. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.