yoktur(There is) nohayırgoodçoğundainçokmuchgizli konuşmalarınınofgizli konuşmalarıtheir secret talkyalnız hariçexceptkimse(he) whoemredenorderssadakayıcharityyahutoriyiliğikindnessya daordüzeltmeyiconciliationarasınıbetweeninsanlarınthe peopleve kimAnd whoyaparsadoesbunuthatamacıyleseekingrızasını kazanmakpleasureAllah'ın(of) Allahyakındathen soonona vereceğizWe will give himbir mükafata rewardbüyükgreat
🇹🇷 4:114 Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.
kim deAnd whoeverkarşı geliropposesElçi'yethe Messengersonrafromsonraafterbelli olduktanwhatapaçık belli oldu(has) become clearkendisineto himdoğru yol(of) the guidanceve uyarsaand he followsbaşkasınaother thanyolundan(the) waymü'minlerin(of) the believersonu yöneltirizWe will turn himdöndüğü (yola)(to) whatyöneldihe (has) turnedve sokarızand We will burn himcehenneme(in) Hellne kötüand evil it isbir gidiş yeridir(as) a destination
🇹🇷 4:115 Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.
şüpheizIndeedAllahAllahbağışlamazdoes notbağışlaforgiveortak koşulmasınıthatortak koşulmasıpartners be associatedkendisinewith Himve bağışlarbut He forgivesherşeyi[what]başkaother thanbundanthatkimseyefor whomdilediğiHe willsve kimAnd whoeverortak koşarsaassociates partnersAllah'awith Allahmuhakkakthen surelysapıklığa düşmüştürhe lost (the) waybir sapkınlıklastrayinguzakfar away
🇹🇷 4:116 Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.
eğerNotçağırıyorlarthey invokeO'nu bırakıp dafromO'ndan başkabesides Himyalnızcabutbirtakım dişilerefemale (deities)ve çağırıyorlarand notyalvarırlarthey invokeyalnızcaexceptşeytanaShaitaan asirebellious
🇹🇷 4:117 Onlar, Allah'ı bırakırlar da, yalnız dişilere taparlar. Böylece ancak inatçı şeytana tapmış olurlar.
ona la'net ettiHe was cursedAllahby Allahve (o da) dediand he saidelbette alacağımI will surely takesenin kullarındanfromkölelerinizyour slavesbir paya portionbelirliappointed
🇹🇷 4:118 Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.
ve onları mutlaka saptıracağımAnd I will surely mislead themve mutlaka onları boş kuruntulara sokacağımand surely arouse desires in themve onlara emredeceğimand surely I will order themyaracaklarso they will surely cut offkulaklarını(the) earshayvanların(of) the cattleve onlara emredeceğimand surely I will order themdeğiştireceklerso they will surely changeyaratışını(the) creationAllah'ın(of) Allahve kimAnd whoevertutarsatakesşeytanıthe Shaitaandost(as) a friendyerinefrombaşkabesidesAllah'ınAllahmuhakkak kithen surelyziyana uğramıştırhe (has) lost bir ziyanlaa lossaçıkmanifest
🇹🇷 4:119 Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.
(Şeytan) onlara söz verirHe promises themve umut verirand arouses desires in themve değildirand notsözüpromises themşeytanınthe Shaitaan başka bir şeyexceptaldatmadandeception
🇹🇷 4:120 Şeytan onlara vaad eder ve onları boş umutlarla oyalar. Oysa şeytanın onlara vaadi, aldatmadan başka bir şey değildir.
işte onlarınThose varacağı yertheir abodecehennemdir(is) Hellasla bulamazlarand notbulacaklarthey will findondanfrom itkaçmak (imkanı)any escape
🇹🇷 4:121 Bunların varacakları yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.
Mahmoud Khalil Al-Husary