☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
gerçektenAnd certainlyonlara getirdikWe had brought thembir Kitapa Bookaçıkladığımızwhich We have explainedgörewithbilgiyeknowledge yol göstericias guidanceve rahmet olanand mercybir toplum içinfor a peopleinananwho believe
🇹🇷 7:52 Gerçekten onlara, bilgiye göre açıkladığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.
mı?Dogözetiyorlarthey waitilleexceptonun te'vilini(for) its fulfillmentgün(The) Daygeldiği(will) comeonun te'viliits fulfillmentderler kiwill sayolanlarthose whoonu unutmuşhad forgotten itöncedenfromöncebeforedoğrusuVerilygetirmişhad comeelçileri(the) MessengersRabbimizin(of) our Lordgerçeğiwith the truthvar mı ki?so are (there)bizimfor usşefa'atçilerimizanyşefaatçilerintercessorsşefa'at etsinlerso (that) they intercedebizefor usyahutortekrar geri döndürülür müyüz kiwe are sent backyapalımso (that) we do (deeds)başkasınıother thanşeylerdenthat whichyaptıklarımızdanwe used toyapındomuhakkakVerilyonlar ziyana soktularthey lostkendilerinithemselvesve saptıand strayedkendilerindenfrom themşeylerwhatolduklarıthey used touyduruyorinvent
🇹🇷 7:53 İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş. Şimdi bizim şefaatçilerimiz var mı ki bize şefaat etsinler, yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı, kaybolup gitti.
şüphesizIndeedRabbinizyour Lordo Allah'tır(is) Allahkithe One Whoyarattıcreatedgöklerithe heavensve yeriand the earthiçindeinaltısixgünepochssonrathenistiva ettiHe ascendedüzerineonArşthe Thronebürüyüp örterHe coversgeceyithe nightgündüz(ün üzerin)e(with) the dayonu kovalayanseeking itdurmadanrapidlyve güneşiand the sunve ayıand the moonve yıldızlarıand the stars boyun eğmiş vaziyettesubjectedbuyruğunaby His commandİyi bilin kiUnquestionablyO'nundurfor Himyaratma(is) the creationve emirand the commandne uludurblessedAllah(is) AllahRabbiLordÂlemlerin(of) the worlds
🇹🇷 7:54 Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
du'a edinCall uponRabbinizeyour Lordyalvararakhumblyve gizliceand privatelyçünkü OIndeed, Hesevmez(does) notseverlerlovehaddi aşanlarıthe transgressors
🇹🇷 7:55 Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.
bozgunculuk yapmayınAnd (do) notbozgunculuk yaparlarcause corruptionyeryüzündeinyeryüzüthe earthsonraafterdüzeltildiktenits reformationO'na du'a edinAnd call Himkorkarak(in) fearve umarakand hopemuhakkak kiIndeedrahmeti(the) MercyAllah'ın(of) Allahyakındır(is) neariyilik edenlereforiyilik edenlerthe good-doers
🇹🇷 7:56 Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.
O kiAnd Hegönderir(is) the One Whogönderirsendsrüzgarlarıthe windsmüjdeci(as) glad tidingsönündefromöncebeforerahmetininHis Mercynihayetuntilzamanwhenonlar yüklenincethey have carriedbulutlarıclouds ağır ağırheavyonu yollarızWe drive thembir ülkeyeto a landölüdeadindiririzthen We send downonunlafrom itsuthe waterve çıkarırızthen We bring forthonunlafrom ittürlü türlü(of)her (türlü)all (kinds)meyvalar(of) fruitsişte böyleThusçıkaracağızWe will bring forthölüleri dethe deadherhaldeso that you mayibret alırsınıztake heed
🇹🇷 7:57 Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız.