☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
onlarla savaşın (ki)Fight them onlara azabetsinAllah will punish themAllahAllah will punish themsizin ellerinizleby your handsve onları rezil etsinand disgrace themve sizi üstün getirsinand give you victoryonlaraover themve şifa versinand will healgöğüslerine(the) breaststoplumunun(of) a peopleinananlar(who are) believers
🇹🇷 9:14 Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve... onları rezil ve rüsvay etsin, yardımıyla sizi onlara muzaffer kılsın. Ve mümin bir kavmin yüreklerini ferahlandırsın.
ve gidersinAnd removeöfkesini(the) angeryüreklerinin(of) their heartsve tevbesini kabul ederAnd Allah accepts repentanceAllahAnd Allah accepts repentancekişininofkimewhomdilediğiHe willsve AllahAnd Allahbilendir(is) All-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 9:15 Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğine tevbeyi nasib eder. Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
yoksaOrsiz sandınız mı?(do) you thinkbırakılacağınızıthatbırakılırdınızyou would be leftbilmedenwhile notAllah ortaya çıkardıAllah made evidentAllahAllah made evidentkimselerithose whocihad eden(leri)striveiçinizdenamong youveand notedinmeyen(leri)takebaşkasınıbesides AllahAllah'tan başkabesides AllahAllah('tan)besides Allahveand notElçisin(den)His Messengerveand notmü'minler(den)the believerssırdaş(as) intimatesve AllahAnd Allahhaber almaktadır(is) All-Awareşeyleriof whatyaptıklarınızıyou do
🇹🇷 9:16 Yoksa siz hep kendi halinize terk olunacağınızı mı sandınız? Allah'ın, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Resulü'nden, müminlerden başka kimseye sığınmayan ve başkaca sığınacak bir yer aramayanları görmediğini mi (zannediyorsunuz)? Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
yoktur(It) is notyoktur(It) is notmüşrikler içinfor the polytheistsimar etmelerithatgözetirlerthey maintainmescidlerini(the) masajid of AllahAllah'ın(the) masajid of Allahşahitler iken(while) witnessingkendi nefislerininagainstkendilerithemselvesküfrüne[with] disbeliefonların(For) thoseboşa çıkmıştırworthlessyaptıkları işler(are) their deedsveand inateştethe Fireonlartheysürekli kalacaklardır(will) abide forever
🇹🇷 9:17 Müşrikler kendi inkârlarına kendileri şahit olup dururlarken Allah'ın mescidlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.
ancakOnlyimar ederlerwill maintainmescidlerini(the) masajid of AllahAllah'ın(the) masajid of Allahkimseler(the one) whoinananbelievesAllah'ain Allahve gününeand the Dayahiretthe Lastve kılanand establishesnamazıthe prayerve verenand giveszekatıthe zakahveand notkorkmayanfearbaşkasındanexceptAllah'tanAllahumulurThen perhapsonlarınthoseolmaları[that]onlardırthey aredoğru yolu bulanlardanofhidayete erenlerthe guided ones
🇹🇷 9:18 Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.
bir mi tuttunuz?Do you makesu vermeyithe providing of waterhacılara(to) the pilgrimsve imar etmeyiand (the) maintenanceMescid-i(of) Al-Masjid Al-HaraamHaram'ı(of) Al-Masjid Al-Haraamkimse gibilike (the one) whoinananbelievesAllah'ain Allahve gününeand the Dayahiretthe Lastve cihadedenand strivesyolundainyol(the) wayAllah(of) Allaholmaz(lar)They are not equaleşitThey are not equalkatındanearAllahAllahve AllahAnd Allahyol göstermez(does) nothidayet ederguidetopluluğunathe people zalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 9:19 Siz hacılara su dağıtma ve Mescidi Haram'ı imar etme işiyle Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihad edenlerin yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar. Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmez.
kimselerThose whoinanan(lar)believedve hicret eden(ler)and emigratedve cihad eden(ler)and stroveyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahmallarıylawith their wealthve canlarıylaand their livesdaha büyüktür(are) greaterdereceleri(in) rankkatındanearAllahAllahve işteAnd those onlardırtheykurtuluşa erenler(are) the successful
🇹🇷 9:20 İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır.