nankörlük etmek içinSo as to denykarşıthat whichkendilerine verdiğimizeWe have given themöyleyse eğleninThen enjoy yourselvesyakındasoonbileceksinizyou will know
🇹🇷 16:55 Bunu kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi eğlenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.
ve ayırıyorlarAnd they assignşeylereto whatbilmediklerinotbilirlerthey know bir paya portionverdiğimiz rızıktanof whatonları rızıklandırdıkWe have provided themAllah'a andolsun kiBy Allahsiz mutlaka sorulacaksınızsurely you will be askedşeylerdenabout whatolduğunuzyou used (to)uyduruyorlarinvent
🇹🇷 16:56 Bir de müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tutuyorlar mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.
ve isnad ediyorlarAnd they assignAllah'ato Allahkızlarıdaughtersşanı yüce olanGlory be to Himve kendilerine deAnd for themhoşlandıklarını(is) whatisterlerthey desire
🇹🇷 16:57 Onlar, Allah'a kızlar isnad ediyorlar. O, bundan münezzehtir. Kendilerine ise erkek çocukları isnad ederler.
zamanAnd whenmüjdelendiğiis given good newsonlardan birine(to) one of themkız çocuğuof a femalekesilirturnsyüzühis facekapkaradarkve oand heiçi öfkeyle dolarsuppresses grief
🇹🇷 16:58 Halbuki onlardan birine, kız doğum haberi müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolar, yüzü kapkara kesilir.
gizlenirHe hides himselfkavmindenfrominsanlarthe peopledolayı(because) ofkötülüğündenthe evilverilen müjdeninof whatona müjde verildihe has been given good newsonaaboutonu tutsun mu?Should he keep ithakaretleinaşağılanmahumiliationyoksaoronu gömsün mü?bury ittoprağaintozthe dustbakUnquestionablyne kötüevilhüküm veriyorlar(is) whatkarar verirlerthey decide
🇹🇷 16:59 Kendisine verilen müjdenin kötülüğü, dolayısıyla kavminden gizlenir. Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat edin verdikleri hüküm ne kötüdür!
içindirFor those whoinanmayanlar(do) notiman ederlerbelieveahiretein the Hereaftersıfatlar(is) a similitudeen kötü(of) the evil(oysa) Allah'ındırand for Allahsıfatlar(is) the similitudeen yücethe Highestve OAnd Heazizdir(is) the All-Mightyhikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 16:60 Ahirete iman etmeyenler için kötü sıfatlar var. En yüce sıfatlar ise, Allah'ındır. O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
ve eğerAnd ifcezalandırsaydıAllah were to seizeAllahAllah were to seizeinsanlarıthe mankindyaptıkları (her) haksızlıklafor their wrongdoingbırakmazdınotbırakırdıHe (would) have leftüzerinde (yeryüzünde)upon ithiçbiranycanlımoving creaturefakatbutonları ertelerHe defers thembir süreye kadarforbir ecela termtakdir edilenappointedzamanThen whengeldiğicomessüreleritheir termsaslanotgeri kalmazlarthey (will) remain behindbir sa'at (dahi)an hourne deand notileri geçerlerthey can advance (it)
🇹🇷 16:61 Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı. Fakat Allah onları, belli bir vakte kadar erteler. Müddetleri (ecelleri) geldiği zaman, onu ne bir saat erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.
ve isnad ediyorlarAnd they assignAllah'ato Allahşeyiwhathoşlanmadıklarıthey dislikeve uyduruyorlarand assertonların dilleritheir tonguesyalanthe liehakkındathatkendilerinin olacağıfor themen güzel sonucun(is) the besthiç yok kiNoşüphedoubtmutlakathatonlara vardırfor themateş(is) the Fireve onlarand that theyona sürüleceklerdir(will) be abandoned
🇹🇷 16:62 Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a isnad ediyorlar. Dilleri, en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere durmadan söyler. Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.
Allah'a andolsun kiBy Allahmuhakkakcertainlyelçi gönderdikWe have sentmilletleretoümmetlernationssenden öncekibefore yousenden öncebefore yousüsledibut made fair-seemingonlarato themşeytanthe Shaitaanyaptıklarınıtheir deedsOSo heonların dostudur(is) their allybugüntodayve onlar için vardırand for thembir azab(is) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 16:63 Allah'a yemin olsun ki, biz senden önce bir çok ümmetlere peygamberler gönderdik. Ne var ki şeytan, onlara amellerini bezeyip süslü gösterdi. Bugün de o şeytan, kâfirlerin dostudur. Onlar için acı bir azab vardır.
veAnd notindirmedikWe revealedsanato youKitabıthe Bookdışındaexceptaçıklamanthat you make clearonlarato themşeyithat whichayrılığa düştüklerithey differedhakkındain itve yol göstericiand (as) a guidanceve rahmetand mercybir kavim içinfor a peopleinananwho believe
🇹🇷 16:64 (Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.
Mahmoud Khalil Al-Husary