☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ مريممَكِّيَّة ۝ ٩٨ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kaf ha ya 'ayn sadKaaf Ha Ya Ain Sad
🇹🇷 19:1 Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd.
bu anmasıdır'(A) mentionrahmetini(of the) MercyRabbinin(of) your Lordkulu(to) His servantZekeriyya'yaZakariya
🇹🇷 19:2 Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anmadır.
haniWhenyalvarmıştıhe calledRabbine(to) his Lordbir seslenişlea call gizlisecret
🇹🇷 19:3 Bir zamanlar o, Rabbine gizlice (içinden) yalvarmıştı.
dediHe saidRabbimMy Lordşüphesiz benIndeed, [I]gevşedi(have) weakenedkemik(lerim)my bonesbenimmy bonesve tutuştuand flaredbaşım(my) headihtiyarlık aleviyle(with) whiteveand notolmadımI have beensana du'a ilein (my) supplication (to) YouRabbimmy Lordbahtsızunblessed
🇹🇷 19:4 Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."
doğrusu benAnd indeed, Ikorktum[I] fearyerime geçecek yakınlarımdanthe successorsarkamdanafter mebenden sonraafter meveand iskarım damy wifekısırdırbarren(Ne olur) lutfetSo givebana[to] mekatındanfromkendinYourselfbir veli(aht)an heir
🇹🇷 19:5 "Gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek varislerden endişedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için katından bana bir çocuk ihsan et."
bana mirasçı olsunWho will inherit meve mirasçı olsunand inheritoğullarınafromaile(the) familyYa'kub(of) Yaqubve onu yapAnd make himRabbimmy Lordrazı olduklarındanpleasing
🇹🇷 19:6 "Ki bana da mirasçı olsun, Yakub ailesine de mirascı olsun. Rabbim, onu sen rızana kavuştur."
Ey ZekeriyyaO Zakariyaşüphesiz bizIndeed, Wesana müjdeleriz[We] give you glad tidingsbir oğulof a boyonun adıhis nameYahya'dır(will be) Yahyayapmadıknottayin ettikWe (have) assignedona[for] itdaha öncebeforeöncebeforeadaş(this) name
🇹🇷 19:7 (Allah şöyle buyurdu): "Ey Zekeriyya! Şüphesiz biz sana Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bundan önce ona hiçbir adaş yapmadık."
dedi kiHe saidRabbimMy Lordnasıl olur?Howbenimcanbende varI haveoğluma boyvewhile iskarım damy wifekısırdırbarrenve gerçektenand indeedben ulaştımI have reachedihtiyarlığınofyaşlılıkthe old ageson sınırınaextreme
🇹🇷 19:8 Zekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.
dedi kiHe saidöyledirThusdedi;saidsenin Rabbinyour LordO'Itbana(is) easy for Mekolaydır(is) easy for Meve gerçektenand certainlyseni de yaratmıştımI (have) created youdaha öncebeforeöncebeforeve değilkenwhile notsenyou werehiçbir şeyanything.'
🇹🇷 19:9 (Allah yahut Cebrail ona şöyle) dedi: "Dediğin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu işi yapmak bana kolaydır. Nitekim bundan önce seni yarattım. Halbuki sen hiçbir şey değildin."
dediHe saidRabbimMy Lord(öyle ise) verMakebanafor mebir işareta signdediHe saidsenin işaretinYour signkonuşamamandır(is) that notkonuşacaksınızyou will speakinsanlarla(to) the peopleüç(for) threegecenightssapasağlam olduğun haldesound
🇹🇷 19:10 Zekeriyya şöyle dedi: "Rabbim! Bana alâmet ver." Allah: "Senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaz hale gelmendir." buyurdu.
çıkıpThen he came outkarşısınatokavmininhis peoplema'beddenfrommihrapthe prayer chamberişaret ettiand he signaledonlarato themdiyetotesbih edinglorify (Allah)sabah(in) the morningve akşamand (in) the evening
🇹🇷 19:11 Nihayet (birgün konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı çıktı da onlara "Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbih edin" diye işaret etti.