☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
de kiSayita'at edinObeyAllah'aAllahve ita'at edinand obeyRasulethe Messengereğerbut ifdönersenizyou turn awayartık ancakthen onlyonun sorumluluğuupon himşeydir(is) whatkendisine yükletilen(is) placed on himve sizin sorumluluğunuzand on youşeydir(is) whatsize yükletilen(is) placed on youve eğerAnd ifona ita'at edersenizyou obey himdoğru yolu bulursunuzyou will be guidedve değildirAnd notdüşen(is) onRasulethe Messengerbaşka bir şeyexceptduyurmaktanthe conveyanceaçık bir şekilde[the] clear
🇹🇷 24:54 De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.
va'detmiştirAllah (has) promisedAllahAllah (has) promisedkimselerethose whoinanan(lara)believesizdenamong youve yapanlaraand doiyi işlerrighteous deedsonları hükümran kılacaktırsurely He will grant them successionyeryüzündeinyeryüzüthe earthgibiashükümran kıldığıHe gave successionkimselerito those whoonlardan önceki(were) before themonlardan öncekiler(were) before themve sağlamlaştıracaktırand that He will surely establishkendilerinefor themdinlerinitheir religionrazı olduğuwhichrazı olduHe has approvedkendileri içinfor themve onları erdirecektirand surely He will change for themardındanaftersonraafterkorkularınıntheir fear(tam) bir güvenesecuritybana kulluk edecekler(for) they worship Meortak koşmayacaklarnotortak koşarlarthey associatebanawith Mehiçbir şeyianythingama kim(ler)But whoeverinkar edersedisbelievedsonraafterbundanthatiştethen thoseonlar[they]yoldan çıkanlardır(are) the defiantly disobedient
🇹🇷 24:55 Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağnı vaad etti. Çünkü onlar bana kulluk ederler. Hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkarlardır.
ve kılınAnd establishnamazıthe prayerve verinand givezekatızakahve ita'at edinand obeyElçiyethe Messengerumulur kiso that you maymerhamet olunursunuzreceive mercy
🇹🇷 24:56 Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.
sanma(Do) notsanırlarthinkkimselerinthose whoinkar eden(lerin)disbelieve(Allah'ı) aciz bırakacaklarını(can) escapeyeryüzündeinyeryüzüthe earthve onların varacağı yerAnd their abodeateştir(will be) the Fireve ne kötüand wretched isbir varış yeridirthe destination
🇹🇷 24:57 İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believeizin istesinlerLet ask your permissionkimselerthose whomaltında bulunan (köle ve hizmetçi)possessellerinizinyour right handsve olanlarand those whohenüz ermemiş(have) notulaştıreachederginliğepubertysizdenamong youüç(at) threevakittetimesöncebeforeöncebeforenamazından(the) prayersabah(of) dawnve zamanand whençıkar(ıp yat)acağınızyou put asideelbiseniziyour garmentsöğle vaktiatöğlenoonveand aftersonraand afternamazından(the) prayeryatsı(of) nightüç vakittir(These) threemahrem olan(are) times of privacysizin içinfor youyokturNotsizeon youve yokturand notonlaraon thembir günahany blamebunların dışındaafter thatgirip çıkarsınız(as) moving aboutyanınaamong youbirinizsome of youdiğerininamongbaşkalarıothersböyleThusaçıklarAllah makes clearAllahAllah makes clearsizefor youayetlerithe VersesAllahand Allahbilendir(is) All-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 24:58 Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.