fakat onu kurtardıkBut We saved himve halkınıand (the) peoplegemi(of) the shipve onu yaptıkand We made itbir ibreta Signalemlerefor the worlds
🇹🇷 29:15 Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
ve İbrahim(i gönderdik)And Ibrahim haniwhendedi kihe saidkavmineto his peoplekulluk edinWorshipAllah'aAllahve O'ndan korkunand fear HimbuThatdaha hayırlıdır(is) bettersizin içinfor youeğerifisenizyoubiliyor(lar)know
🇹🇷 29:16 İbrahim'i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır."
ancakOnlysiz tapıyorsunuzyou worshipbaşkabesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahbir takım putlaraidolsve uyduruyorsunuzand you createyalan şeylerfalsehoodşüphesizIndeedsizin taptıklarınızthose whomibadet edersinizyou worshipbaşkabesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahgüçleri yetmez(do) notsahiptirlerpossesssizefor yourızık vermeyeany provisionsiz arayınSo seekyanındafromAllah'ınAllahrızkıthe provisionve O'na tapınand worship Himve şükredinand be gratefulO'nato HimO'naTo Himdöndürüleceksinizyou will be returned
🇹🇷 29:17 "Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. Ancak O'na döndürüleceksiniz."
ve eğerAnd ifyalanlarsanızyou denyelbettethen verilyyalanlamışlardıdeniedümmetler de(the) nationssizden öncekibefore yousenden öncebefore youve yokturAnd notdüşen(is) onelçiyethe Messengerbaşka bir şeyexcepttebliğ etmektenthe conveyanceaçıkçaclear
🇹🇷 29:18 Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de yalan saymışlardı. Peygambere düşen yalnız açık bir tebliğdir.
görmediler mi?Do notgörürlerthey seenasılhowbaşlatıyorAllah originatesAllahAllah originatesyaratmayıthe creationsonrathenonu iade ediyorrepeats itşüphesizIndeedbuthatgöreforAllah'aAllahkolaydır(is) easy
🇹🇷 29:19 Allah'ın mahlukunu ilk baştan nasıl yarattığını, sonra bunu tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
de kiSaygezinTravelyeryüzündeinyeryüzüthe earthve bakınand seenasılhowbaşladıHe originatedyaratmağathe creationsonraThenAllahAllahyapacaktırwill produceyaratmayı dathe creationsonthe lastçünküIndeedAllahAllahüzerineonhereveryşeythinggücü yeter(is) All-Powerful
🇹🇷 29:20 De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır." Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
azabederHe punisheskimseyewhomdilediğiHe willsve acırand has mercykimseye(on) whomdilediğiHe willsve hepiniz O'naand to Himçevrilirsinizyou will be returned
🇹🇷 29:21 O, dilediğine azab eder, dilediğine rahmet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
ve değilsinizAnd notsizyouaciz bırakacakcan escapeyerdeinyeryüzüthe earthve ne deand notgökteingökthe heavenve yokturAnd notsizin içinfor youbaşkabesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahhiçbiranykoruyucu(nuz)protectorve ne deand notbir yardımcı(nız)a helper
🇹🇷 29:22 Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız.
kimselerAnd those whoinkar eden(ler)disbelieveayetleriniin (the) SignsAllah'ın(of) Allahve O'nunla buluşmayıand (the) meeting (with) Himişte onlarthoseümidi kesmişlerdir(have) despairedbenim rahmetimdenofrahmetimMy Mercyve işteAnd thoseonlar için vardırfor thembir azab(is) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 29:23 Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya, işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azab vardır.
Mahmoud Khalil Al-Husary