mü'minlerdenAmongmüminlerthe believerserkekler(are) mendurdular(who) have been trueverdikleri sözde(to) whatAllah'a söz verdilerthey promised AllahAllahthey promised Allahüzerine[on it]onlardanAnd among themkimi(is he) whoyerine getirdihas fulfilledadağınıhis vowve onlardanand among themkimi(is he) who(şehidlik) beklemektedirawaitsve aslaAnd not(sözlerini) değiştirmemişlerdirthey alterdeğişiklikle(by) any alteration
🇹🇷 33:23 Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.
mükafatladırsınThat Allah may rewardAllahThat Allah may rewarddoğrularıthe truthfuldoğruluklarıylefor their truthve azabetsinand punishiki yüzlülerethe hypocritesşayetifdilerseHe willsyahutortevbelerini kabul buyursunturn in mercyonlardanto themşüphesizIndeedAllahAllahçok bağışlayandırisçok bağışlayanOft-Forgivingçok esirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 33:24 Çünkü Allah sadıklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafıklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir.
geri çevirdiAnd Allah turned backAllahAnd Allah turned backkimselerithose whoinkar edenleridisbelievedöfkeleriylein their rageeremedilernotelde ettilerthey obtainedhayraany goodve yeterAnd sufficient isAllahAllahmü'minlere(for) the believerssavaşta(in) the battleveand Allah isAllahand Allah isgüçlüdürAll-StrongüstündürAll-Mighty
🇹🇷 33:25 Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyle defetti. Bu şekilde Allah, müminlere savaşta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.
ve indirdiAnd He brought downkimselerithose whoonlara yardım edenbacked themehlindenamonginsanlar(the) PeopleKitap(of) the Scripturekalelerindenfromkaleleritheir fortressesve düşürdüand castiçineintokalbleritheir heartskorku[the] terrorbir kısmınıa groupöldürüyordunuzyou killedve esir alıyordunuzand you took captivebir kısmını daa group
🇹🇷 33:26 Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.
ve size miras verdiAnd He caused you to inherittopraklarınıtheir landve yurtlarınıand their housesve mallarınıand their propertiesve bir toprağıand a landhenüz ayak basmadığınıznotbastığınızyou (had) troddenveAnd Allah isAllahAnd Allah isüzerineonhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 33:27 (Allah) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size miras kıldı). Allah, her şeye kâdirdir.
eyO ProphetpeygamberO ProphetsöyleSayeşlerineto your wiveseğerIfsizyouistiyorsanızdesirehayatınıthe lifedünya(of) the worldve süsünüand its adornmentgelinthen comesize (boşanma bedeli) vereyimI will provide for youve sizi salayımand release youbir salışla(with) a releasegüzelgood
🇹🇷 33:28 Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
ve eğerBut ifsizyouistiyorsanızdesireAllah'ıAllahve Eçisiniand His Messengerve yurdunuand the Homeahiret(of) the Hereafterşüphesizthen indeedAllahAllahhazırlamıştırhas preparedgüzel hareket edenlerefor the good-doerssizdenamong youbir mükafata rewardbüyükgreat
🇹🇷 33:29 Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki, Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır.
ey kadınlarıO wivespeygamber(of) the ProphetkimWhoeveryaparsacommitssizdenfrom youbir fuhuş (edepsizlik)immoralityaçıkclearartırılırwill be doubledonun içinfor herazabthe punishmentiki kattwo foldveAnd that isbuAnd that isgöreforAllah'aAllahkolaydıreasy
🇹🇷 33:30 Ey peygamberin hanımları! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanır. Bu Allah'a göre çok kolaydır.
Mahmoud Khalil Al-Husary