de kiSaymuhakkak banaIndeed, Iemredildi[I] am commandedkulluk etmemthatibadet ederimI worshipAllah'aAllahhalis kılarak(being) sincereyalnız O'nato Himdini(in) the religion
🇹🇷 39:11 De ki: "Bana, dini sadece kendisine halis kılarak Allah'a ibadet etmem emredildi."
ve bana emredildiAnd I am commandedolmamthatolayımI beilki(the) firstmüslümanların(of) those who submit
🇹🇷 39:12 "Hem O'nun birliğine teslim olan müslümanların ilki olmam da bana emredildi."
de kiSayelbette benIndeed, Ikorkarım[I] feareğerifisyan edersemI disobeyRabbimemy Lordazabından;(the) punishmentbir günün(of) a Daybüyükgreat
🇹🇷 39:13 De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım."
de kiSayAllah'aI worship Allahkulluk ediyorumI worship Allahhalis kılarak(being) sincereyalnız O'nato Himdinimi(in) my religion
🇹🇷 39:14 De ki: "Ben dinimi kendisine halis kılarak yalnız Allah'a kulluk ederim."
siz de kulluk edinSo worshipdilediğinizewhatyapacaksınızyou willO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himde kiSayşüphesizIndeedziyan edenlerdirthe losersziyana uğrayanlar(are) those whokaybeder(will) losekendilerinithemselvesve aileleriniand their familiesgünü(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectiondikkat edinUnquestionablyiştethat buitbir ziyandır(is) the lossapaçıkthe clear
🇹🇷 39:15 "Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."
onların vardırFor themüstlerindenfromüstlerindeabove themgölgelercoveringsateştenofateşthe Fireveand fromaltlarındanbelow them(ateşten) gölgelercoveringsişte(With) thatkorkuturthreatensAllahAllahbu durumdan[with it]kullarınıHis slavesey kullarımO My slavesbenden korkunSo fear Me
🇹🇷 39:16 Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında yine ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bundan korkutuyor, "Ey kullarım! benden korkun." (diyor).
kimselereAnd those whokaçınan(lara)avoidTağut'athe false godskulluk etmektenlestonlara taparlarthey worship themve yönelenlereand turnAllah'atoAllahAllahonlar için vardırfor themmüjde(are) glad tidingsmüjdeleSo give glad tidingskullarımı(to) My slaves
🇹🇷 39:17 Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjdele kullarımı.
onlar kiThose whodinlerlerthey listen (to)sözüthe Wordve uyarlarthen followonun en güzelinethe best thereofişte onlarthosekimselerdir(are) they whomdoğru yola ilettikleriAllah has guided themAllah'ınAllah has guided themve işteand thoseonlarare [they]sahipleridirthe men of understandingsağduyuthe men of understanding
🇹🇷 39:18 O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.
kimse mi?Then, is (one) whohak olanbecame dueüzerineon himkararıthe wordazab(of) the punishmentsen mi?Then can youkurtaracaksınsavebulunanı(one) whoateşte(is) inateşthe Fire
🇹🇷 39:19 Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
fakatButonlar kithose whokorkarlarfearRablerindentheir Lordonlara vardırfor themodalar(are) lofty mansionsüstüsteabove themüstlerindeabove themodalarlofty mansionsyapılmışbuilt highakmaktadırflowaltındanfromonun altındabeneath itırmaklarthe rivers(bu) va'didir(The) PromiseAllah'ın(of) AllahcaymazNotAllah caymazAllah failsAllahAllah failsva'dinden(in His) promise
🇹🇷 39:20 Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.
görmedin mi?Do notgörürsünyou seeşüphesizthatAllahAllahindirdisends downgöktenfromgökthe skybir suwatersonra onu geçirdiand He makes it flowkaynaklara(as) springsiçindekiinyerinthe earthsonrathençıkarıyorHe producesonunlawith itekincropsçeşitli(of) differentrenklerdecolorssonrathen(ekin) kururthey witherve onu görürsünand you see itsararmışturn yellowsonrathenonu yaparHe makes thembir çöpdebrisşüphesizIndeedvardırinbundathatbir ibretsurely, (is) a remindersahipleri içinfor those of understandingsağduyufor those of understanding
🇹🇷 39:21 Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.
Mahmoud Khalil Al-Husary