بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Elif Lâm MîmAlif Laam Meem
🇹🇷 3:1 Elif, Lâm Mîm,
Allah (ki)Allah yoktur(there is) notanrıGodbaşkaexceptO'ndanHimdaima diridirthe Ever-Living(yaratıklarını) koruyup yöneticidirthe Sustainer of all that exists
🇹🇷 3:2 Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, hayy ve kayyûmdur
indirdiHe revealedsanato youKitabıthe Bookhak ilein [the] truthdoğrulayıcı olarakconfirmingkendinden öncekinithat whichidi(was)ondan öncebefore itve indirmiştiand He revealedTevratthe Tauratve İncil'i deand the Injeel
🇹🇷 3:3 O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.
daha önceFrombundan öncebefore (this)yol gösterici olarak(as) guidanceinsanlarafor the mankindve indirdiAnd (He) revealedFurkan'ı dathe Criterionmuhakkak kiVerilykimselerethose whoinkar edendisbelieve[d]ayetleriniin (the) VersesAllah'ın(of) Allahonlara vardırfor thembir azab(is) a punishmentçetinsevereAllahAnd Allahdaima üstündür(is) All-Mightyöc alandırAll-Ablecezanın(of) retribution
🇹🇷 3:4 O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.
şüphesizIndeedAllah'aAllah gizli kalmaznotgizli kalıris hiddenonafrom Himhiçbir şeyanythingyerdeinyeryüzüthe earthve gökteand notiçindeingökthe heaven
🇹🇷 3:5 Şu da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
O'durHesizi şekillendiren(is) the One Whosize şekil verirshapes yourahimlerdeinrahimlerthe wombsgibihow(ever)dilediğiHe willsyoktur(There is) notanrıgodbaşkaexceptO'ndanHimazizdirthe All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirthe All-Wise
🇹🇷 3:6 Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. Kendisinden başka tanrı olmayan, şan, şeref ve hikmet sahibi olan O'dur.
OHeindirdi(is) the One Whoindirdirevealedsanato youKitabıthe BookOnunof it(bazı) ayetleri(are) Versesmuhkemdir (ki)absolutely clear onlarthey (are)anasıdırthe foundationKitabın(of) the Bookve diğerleri deand othersmüteşabihdir(are) allegoricalolanlarThen as forkalblerindethoseiçindeinkalpleritheir heartseğrilik(is) perversity ardına düşerler[so] they followolanlarınınwhatmüteşabih(is) allegoricalonunof itçıkarmak içinseekingfitne[the] discordve bulmak içinand seekingonun te'viliniits interpretationoysaAnd notbilmezknowsonun te'viliniits interpretationbaşka kimseexceptAllah'tanAllahileri gidenlerAnd those firmilimdeinilim[the] knowledgederlerthey sayinandıkWe believeOnain ithepsiAllkatındandır(is)-denfromRabbimizour Lorddüşünüp öğüt almazAnd notöğüt alacakwill take heedbaşkasıexceptsahiplerindenmensağduyu(of) understanding
🇹🇷 3:7 Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.
RabbimizOur Lordeğriltme(Do) notsaparlardeviatekalblerimiziour heartssonraafterbizi doğru yola ilettikten[when]bize hidayet ettinYou (have) guided usve verand grantbize(for) uskatındanfromkendinYourselfbir rahmetmercykuşkusuz senIndeed Youyalnız senYouçok bağış yapansın(are) the Bestower
🇹🇷 3:8 Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.
RabbimizOur Lordsen mutlakaIndeed, Youtoplayacaksınwill gatherinsanları[the] mankindbir gündeon a Dayasla şüphe olmayan(there is) noşüphedoubtkendisindein itşüphesizIndeedAllahAllahdönmez(does) notbozarlarbreaksözündenthe Promise
🇹🇷 3:9 Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, Sen, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın. Muhakkak ki Allah, hiç sözünden caymaz.
Mahmoud Khalil Al-Husary