☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
de kiSaygeride kalanlarato those who remained behinddanofbedevilerthe Bedouinssiz yakında da'vet edileceksinizYou will be calledkarşıtobir kavmea peoplesahibipossessors of military mightgüçpossessors of military mightçok kuvvetligreatonlarla savaşırsınızyou will fight themyahutor(onlar) müslüman olurlarthey will submiteğerThen ifita'at edersenizyou obeysize verirAllah will give youAllahAllah will give youbir mükafata rewardgüzelgoodve eğerbut ifdönersenizyou turn awaygibiasdöndüğünüzyou turned awayöncedenbeforeöncebeforesize azabederHe will punish youbir azapla(with) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 48:16 A'rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.
yokturNot isköreuponkörthe blindgüçlükany blameve yokturand nottopalaontopalthe lamegüçlükany blameve yokturand nothastayaonhastathe sickgüçlükany blameve kimAnd whoeverita'at ederseobeysAllah'aAllahve Elçisine;and His Messengeronu sokarHe will admit himcennetlere(to) Gardensakanflowaltındanfromonların altındanunderneath themırmaklarthe riversve kimbut whoeveryüz çevirirseturns awayonu azablandırırHe will punish himbir azaba(with) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 48:17 Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.
andolsunCertainlyrazı olmuşturAllah was pleasedAllahAllah was pleasedmü'minlerdenwithmüminlerthe believerszamanwhensana bi'at ettiklerithey pledged allegiance to youaltındaunderağacınthe treebildiand He knewolanıwhatonların kalplerinde(was) inkalpleritheir heartsve indirdiso He sent downhuzur ve güventhe tranquilityonların üzerineupon themve onlara verdiand rewarded thembir fetih(with) a victoryyakınnear
🇹🇷 48:18 Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.
ve ganimetler (bahşeyledi)And spoils of warbirçokmuchalacaklarıthat they will takeveand isAllahAllahüstündürAll-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 48:19 Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
size va'dettiAllah has promised youAllahAllah has promised youganimetlerspoils of warbirçokmuchelde edeceğinizthat you will take itşimdilik verdiand He has hastenedsizefor youbunu (Hudeybiye Barışı)thisve çektiand has withheldellerini(the) handsinsanların(of) the peoplesizdenfrom you olsun diyethat it may bebir ibreta signinananlarafor the believersve sizi iletsin diyeand He may guide youyola(to the) PathdosdoğruStraight
🇹🇷 48:20 Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve Allah sizi doğru yola iletsin.
ve başka (şeyler)And othershenüz ele geçiremediniznotgücünüz yettiyou had poweronlarıover themfakatsurelykuşatmıştırAllah encompassedAllahAllah encompassedonlarıthemveand isAllahAllahüzerineoverherallşeythingskadirdirAll-Powerful
🇹🇷 48:21 Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah'ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah herşeye kâdirdir.
ve eğerAnd ifsizinle savaşsalardıfight youkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievedön(üp kaç)arlardısurely they would turnarkalarınathe backssonraThenbulamazlardınotbulurlardıthey would findbir koruyucuany protectorne deand notbir yardımcıany helper
🇹🇷 48:22 Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
sünnetidir (yasasadır)(The established) wayAllah'ın(of) Allahöyle kiwhichsüregelirpassed awaygelip geçtipassed awayötedenberibeforeöncebeforeve aslaand neverbulamazsınyou will findyasasındain (the) way of AllahAllah'ınin (the) way of Allahbir değişmeany change
🇹🇷 48:23 Allah'ın öteden beri gelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.