görmedin mi?Do notgörürsünyou seeşüphesizthatAllahAllahbilirknowsolanıwhatevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve olanıand whateveryerde(is) inyeryüzüthe eartholmaz kiNotvardırthere ishiçanygizli konuşansecret counselüç kişi(of) threemutlakabutO'durHe (is)dördüncüleri(the) fourth of themve olmasaand notbeş kişifivemutlakabutO'durHe (is)altıncıları(the) sixth of themve olmasaand notdaha azlessbundanthanşuthatve olmasaand notdaha çokmoremutlakabutOHeonlarla beraberdir(is) with themneredewhereverbulunsalarwhereveronlardırthey aresonraThenonlara haber verirHe will inform themşeyleriof whatyaptıklarıthey didgünü(on the) Daykıyamet(of) the ResurrectionçünküIndeedAllahAllahherof everyşeyithingbilendir(is) All-Knower
🇹🇷 58:7 Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlak O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi bilendir.
görmedin mi?Do notgörürsünyou seekimseleri[to]onlar kithose whomenedilen(ler)were forbiddengizli gizli konuşmaktanfromgizli fısıldaşmalarsecret counselssonra yinethendönüyorlarthey returnşeyeto whatmenedildiklerithey were forbiddenondanfrom [it]ve gizli gizli konuşuyorlarand they hold secret counselsgünah hususundafor sinve düşmanlıkand aggressionve isyanand disobedienceElçiye(to) the Messengerve zamanAnd whensana geldiklerithey come to youseni selamlıyorlarthey greet youbir tarzdawith whatselamlamadığınotsizi selamlargreets youonutherewithAllah'ınAllahve diyorlarand they sayiçlerindeamongkendithemselvesdeğil miydi?Why (does) notbize azab etmeliAllah punish usAllahAllah punish usötürüfor whatdediğimizdenwe sayonlara yeterSufficient (for) themcehennem(is) Helloraya gireceklerdirthey will burn in itne kötüand worst isgidilecek yerdirthe destination
🇹🇷 58:8 Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar. Kendi içlerinden de "bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü dönüş yeridir orası!
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believezamanWhenaranızda gizli konuştuğunuzyou hold secret counselkonuşmayınthen (do) notgizlice fısıldaşırlarhold secret counselgünah üzerindefor sinve düşmanlıkand aggressionve karşı gelmeand disobedienceElçiye(to) the Messenger(fakat) konuşunbut hold secret counseliyilik üzerindefor righteousnessve takvaand pietyve korkunAnd fearAllah'tanAllahhuzurunathe One WhoO'nato Himtoplanacağınızyou will be gathered
🇹🇷 58:9 Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
şüphesizOnlygizli konuşmathe secret counselsşeytandandır(are) fromşeytanthe Shaitaanüzülsünler diyethat he may grievekimselerthose whoinanan(lar)believeve değildirbut notonlara zarar verecekhe (can) harm themhiçbir(in) anythingolmadıkçaexceptizniby Allah's permissionAllah'ınby Allah's permissionveAnd uponAllah'aAllahdayansınlarlet put (their) trustmü'minlerthe believers
🇹🇷 58:10 Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler.
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believezamanWhendendiğiit is saidsizeto youyer açınMake roommeclislerdeinmeclislerthe assembliesyer açın kithen make roomgenişlik versinAllah will make roomAllahAllah will make roomsizefor youzaman daAnd whendendiğiit is saidkalkınRise upkalkın kithen rise upyükseltsinAllah will raiseAllahAllah will raisekimselerithose whoinanan(ları)believesizdenamong youve kendilerineand those whoverilenleriwere givenilimthe knowledgederecelerle(in) degreesve AllahAnd Allahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dohaber almaktadır(is) All-Aware
🇹🇷 58:11 Ey iman edenler! Size: "Meclislerde yer açın." denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın." denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Mahmoud Khalil Al-Husary