☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ المزملمَكِّيَّة ۝ ٢٠ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

eyO youörtüsüne bürünenwho wraps himself
🇹🇷 73:1 Ey örtünen! (Peygamber)
kalkStandgeceleyin(in) the nightyalnızexceptbirazındaa little
🇹🇷 73:2 Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk (namaz kıl).
onun yarısındaHalf of ityahutoreksiltlessenbundanfrom itbiraza little
🇹🇷 73:3 Gecenin yarısında kalk, yahut yarısından biraz eksilt.
veyaOrartıraddbunuto itve okuand reciteKur'anthe Quranağır ağır(with) measured rhythmic recitation
🇹🇷 73:4 Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
doğrusu bizIndeed, Webırakacağızwill castsenin üzerineupon youbir söza Wordağırheavy
🇹🇷 73:5 Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
gerçektenIndeedkalkmak(the) risinggece(at) the nightoitdaha(is) very hardtesirlidirand most potentve daha sağlamdırand more suitablesöz(ler)(for) Word
🇹🇷 73:6 Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha sağlamdır.
çünküIndeedsenin vardırfor yougündüzdeingündüzthe dayuğraşacağın şeyler(is) occupationuzun süreprolonged
🇹🇷 73:7 Çünkü gündüz senin için uzun bir meşguliyet vardır.
ve anAnd rememberadını(the) nameRabbinin(of) your Lordve yöneland devote yourselfO'nato Himbütün gönlünle(with) devotion
🇹🇷 73:8 Rabbinin adını an ve bütün gönlünle ona yönel.
Rabbidir(The) Lorddoğunun(of) the eastve batınınand the westyoktur(there is) notanrıgodbaşkaexceptO'ndanHimyalnız O'nu edinso take Himvekil(as) Disposer of Affairs
🇹🇷 73:9 O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut.
sabretAnd be patientşeylereovernewhatonların dediklerithey sayve onlardan ayrıland avoid thembir ayrılışlaan avoidancegüzelgracious
🇹🇷 73:10 Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
beni yalnız bırakAnd leave Meve yalanlayıcılarıand the denierssahibipossessorsni'met(of) the easeve onlara mühlet verand allow them respite biraza little
🇹🇷 73:11 O yalanlayıcı zevk ve refah sahiplerini bana bırak, onlara biraz mühlet ver.
doğrusuIndeedbizim yanımızda vardırwith Usbukağılar(are) shacklesve cehennemand burning fire
🇹🇷 73:12 Zira bizim yanımızda bukağılar var, bir cehennem var.
ve bir yiyecekAnd foodboğazı tırmalayanthatboğazda takılırchokesve bir azaband a punishmentacı verenpainful
🇹🇷 73:13 Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
o gün(On the) Daysarsılırwill quakeyerthe earthve dağlarand the mountainsve olurand will becomedağlarthe mountainskum yığınlarıa heap of sanddağılanpouring down
🇹🇷 73:14 O gün yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecek.
doğrusu bizIndeed, Wegönderdik[We] have sentsizeto youbir elçia Messengertanıklık edecek(as) a witnessaleyhinizeupon yougibiasgönderdiğimizWe sentFir'avn'atoFiravunFiraunbir elçia Messenger
🇹🇷 73:15 Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
karşı geldiBut disobeyedFir'avnFiraunelçiyethe Messengerbiz de onu yakaladıkso We seized himbir yakalayışla(with) a seizureağırruinous
🇹🇷 73:16 Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
peki nasıl?Then howkendinizi kurtaracaksınızwill you guard yourselveseğerifinkar edersenizyou disbelieveo gündena Dayyapan(that) will makeçocuklarıthe childrenihtiyargray-haired
🇹🇷 73:17 Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak o günden (kıyamet gününden) kendinizi nasıl kurtaracaksınız?
gökThe heavenyarılır(will) break apartonun sebebiyletherefromolmuşturisO'nun va'diHis Promisemutlaka yapılmıştırto be fulfilled
🇹🇷 73:18 O günün dehşetinden gök yarılır. Allah'ın sözü kesinlikle gerçekleşmiştir.
şüphesizIndeedbuthisbir öğüttür(is) a Reminderkimsethen whoeverdileyenwillstutar(let him) takevarantoRabbinehis Lordbir yola way
🇹🇷 73:19 İşte bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.