ve evli olanlar (haramdır)And (prohibited are) the ones who are marriedkadınlardanofkadınlarthe womendışındaexceptgeçen(cariye)lerwhomsahipsinizyou possessellerinizerightfullyyazdığı(yasaklar)dırDecreeAllah'ın(of) Allahsizeupon youve helal kılındıAnd are lawfulsizeto youötesiwhatötesindedir(is) beyondbunlardanthatistemenizthatararsınızyou seekmallarınızlawith your wealthiffetli yaşamakdesiring to be chastezina etmemeknotşehvetle(to be) lustfulyararlanmanıza karşılıkSo whatfaydalandınızyou benefit[ed]onlardanof itonlardanfrom themonlara verinso you give themkesilen ücretlerinitheir bridal duebir hak olarak(as) an obligationyokturAnd (there is) nobir günahsinüzerinizeon youhakkındaconcerning whatkarşılıklı anlaşmanızyou mutually agreesonraof it-denfromötesindebeyondhakkın kesimindenthe obligationşüphesizIndeedAllahAllahbilendirisher şeyi bilenAll-Knowinghüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 4:24 Bir de harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. Bütün bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı. O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır. O mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur. Şüphesiz ki Allah her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
ve kimseAnd whoevergücü yetmeyen(is) notgücü yetenable toiçinizdenamong youmali güceaffordevlenmek içintonikâhlayınmarryhür kadınlarlathe free chasteinanmış[the] believing womensahip olduğunuzthen (marry) fromnewhatsahip oldularpossess[ed]ellerinizdeyour right handsgenç kızlarınızdan (alsın)ofcariyelerinizyour slave girls inanmış(of) the believersAllahAnd Allahdaha iyi bilirknows bestsizin imanınızıabout your faithhepinizYoubirbirinizdensiniz(are) frombirbirini(one) anotheröyle ise onlarla evleninSo marry themizniylewith (the) permissionailelerinin(of) their familyve verinand give themücretlerini (mehirlerini)their bridal duegüzelcein a fair manneriffetli yaşamaları(They should be) chastezina etmemelerinothayâsızlık yapanlarthose who commit immoralityve (gizli) edinmemeleriand notedinenlerthose who takedostsecret loversikenThen whenevlithey are marriedeğerand ifyaparlarsathey commitfuhuşadulteryonlarathen for themyarısı (uygulanır)(is) halfüzerine(of) whatüzerinedir(is) onhür kadınlarthe free chaste womenyapılan işkenceninofazapthe punishmentbu (cariye ile evlenme)Thatiçindir(is) for whoeverkorkanlarfearssıkıntıya düşmektencommitting siniçinizdenamong youfakatand thatsabretmenizyou be patientdaha iyidir(is) bettersizin içinfor youAllahAnd Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 4:25 Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir).
istiyorWishesAllahAllahaçıklamakto make clearsizeto youve sizi iletmekand to guide youyasalarına(to) wayskimselerin(of) thosesizden önceki(lerin)fromsenden öncebefore youve bağışlamakand (to) accept repentancegünahlarınızıfrom youAllahAnd Allahbilendir(is) All-Knowinghüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 4:26 Allah, sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mahmoud Khalil Al-Husary