şüphesizOnlyistiyorintendsşeytanthe Shaitaansokmaktosebep olurcausearanızabetween youdüşmanlık[the] enmityve kinand [the] hatredşarap ilethroughiçkiintoxicantsve kumar ileand gamblingve sizi alakoymakand hinders youanmaktanfromzikir(the) remembranceAllah'ı(of) Allahve namazdanand fromnamazthe prayerartık değil mi?So willsizyouvazgeçtiniz(be) the ones who abstain
🇹🇷 5:91 Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?
ve ita'at edinAnd obeyAllah'aAllahve ita'at edinand obeyElçi'yethe Messengerve sakınınand bewareeğerAnd ifdönersenizyou turn awaybilin kithen knowşüphesizonlydüşenuponelçimizeOur Messengerduyurmaktır(is to) convey (the Message)açıkçaclearly
🇹🇷 5:92 Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Kötülüklerden sakının. Eğer yüz çevirirseniz, biliniz ki, Peygamber'imize düşen sadece apaçık tebliğdir.
yokturNotüzerineonkimselerthose whoinananlarbelieveve yapanlaraand doiyi işlerthe good deedsbir günahany sinötürüfor whatyediklerindenthey atebundan böylewhentakdirdethatkorunduklarıthey fear (Allah)ve inandıklarıand they believeve yaptıklarıand they doiyi işler[the] good deedssonra (yine)thenkorunduklarıthey fear (Allah)ve inandıklarıand believeve yinethenkorunduklarıthey fear (Allah)ve iyilik ettikleriand do goodAllahand Allahseverlovesgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 5:93 İman edip salih amel işleyenler, Allah'tan korktukları, imanlarında sebat ettikleri, salih amel işlemeye devam ettikleri, sonra Allah'tan sakındıkları, imanlarından ayrılmadıkları, yine Allah'tan korktukları ve iyilikte bulundukları müddetçe, daha önce yediklerinden dolayı kendilerine bir günah yoktur. Allah iyilikte bulunanları sever.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believesizi denerSurely will test youAllahAllahbir kısımthrough somethingav'laofavthe game erişeceğican reach itellerinizinyour handsve mızraklarınızınand your spearsbilmek içinthat may make evidentAllahAllahkiminwhokendisiden korktuğunufears Himgizlidein the unseenkim kiAnd whoeversaldırıda bulunursatransgressedsonraafterbundanthatonun için vardırthen for himbir azab(is) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 5:94 Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisinden korkanları meydana çıkarsın. Kim bundan sonra saldırıda bulunursa onun için acı bir azab vardır.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believeöldürmeyin(Do) notöldürürlerkillavthe gameve sizwhile youihramlı (iken)(are in) Ihramve kimAnd whoeveronu öldürürsekilled itsizdenamong youkasdenintentionallycezası vardırthen penaltydengi olan(is) similaröldürdüğü(to) whatöldürdühe killedhayvandanofdavarlarthe cattlekarar vereceğijudgingonaitiki kişinintwo menadiljustiçinizdenamong youbir kurban(as) an offeringvaracakreachingKa'be'yethe Kabahyahutorkeffaretian expiation yedirmefeedingyoksullaraneedy peopleya daordenkequivalentbuna(of) thatoruçtur(in) fastingtatması içinthat he may tastevebalini(the) consequenceyaptığı işin(of) his deedaffetmiştirPardonedAllah(by) Allaholanıwhatgeçmişte(has) passedve kimbut whoeverdüşmanlık edersereturnedöc alırthen will take retributionAllahAllahondanfrom himAllahAnd Allahdaima galiptir(is) All-MightysahibidirOwnerintikam(of) Retribution
🇹🇷 5:95 Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidir.
Mahmoud Khalil Al-Husary