☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
helal kılındıIs made lawfulsizefor youavıgamedeniz;(of) the seave yiyeceğiand its foodgeçimlik olarak(as) provisionsizefor youve yolcularaand for the travelersve yasaklandıand is made unlawfulsizeon youavıgamekara(of) the landolduğunuz süreceassen oldukçalong as youihramlı(are in) IhramkorkunAnd be consciousAllah'tan(of) Allaho kithe Onehuzurunato Himtoplanacaksınızyou will be gathered
🇹🇷 5:96 Size ve yolculara yiyecek olmak üzere, deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram edilmiştir. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.
kıldıHas (been) madeAllah(by) AllahKa'be'yithe KabahBeyt-ithe HouseHaram'ıthe Sacredbir durakan establishmentinsanlar içinfor mankindve ayı (kıldı)and the month(s)haram[the] sacredve kurbanıand the (animals) for offeringve tasmalı kurbanlıklarıand the garlandsböyleceThat (is)anlayasınız diyeso that you may knowşüphesizthatAllah'ınAllahbildiğiniknowsolanlarıwhatgöklerde(is) ingöklerthe heavensve olanlarıand whatyerde(is) inyeryüzüthe earthve şüphesizand thatAllah'ınAllahherof everyşeyithingbildiğini(is) All-Knowing
🇹🇷 5:97 Allah, Kâbe'yi, o Beyti haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
iyi bilin kiKnowşüphesizthatAllah'ınAllahçetindir(is) severecezası(in) punishmentve şüphesizand thatAllahAllahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 5:98 İyi bilin ki Allah, hem cezası çok şiddetli olandır, hem de çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
üzerine düşenNotüzerindeonElçi'ninthe Messengersadeceexceptduyurmaktırthe conveyanceAllahAnd Allahbilirknowsşeyleriwhataçığa vurduğunuzyou revealve şeyleriand whatgizlediğinizyou conceal
🇹🇷 5:99 Peygamber'in üzerine düşen sadece duyurmadır. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
de kiSayolmazNoteşit(are) equalmurdar ilethe eviltemizand the goodve şayeteven ifhoşuna gitse deimpresses youçokluğuabundancemurdarın(of) the evilo halde korkunSo fearAllah'tanAllahey sahipleriO mensağduyu(of) understandingumulur kiso that you maykurtuluşa erersiniz(be) successful
🇹🇷 5:100 De ki: "Pis olan şeyle temiz olan şey bir olmaz, pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile". Ey selim akıl sahipleri Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believesormayın(Do) notsorarlaraskhakkındaaboutşeylerthingseğerifaçıklandığındamade clearsizeto youhoşunuza gitmeyecekit may distress youve eğerand ifsorarsanızyou askonlarıabout itvakitwhenindirildiğiis being revealedKur'anthe Quranaçıklanırit would be made clearsizeto youaffetmiştirhas (been) pardonedAllah(by) Allahonları[about] itAllahand Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivinghalimdirAll-Forbearing
🇹🇷 5:101 Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.
muhakkakIndeedonları sormuştuasked thembir topluma peoplesizden önce gelenfromsenden öncebefore yousonrathenolmuşlardıthey becameonlarıtherebyinkar edenlerdisbelievers
🇹🇷 5:102 Sizden önce gelen bir kavim bunları sormuştu da sonra inkâr etmişti.
yapmamıştırNotyapıldıhas (been) madeAllah(by) Allahneofbahîrea Bahirahve neand notsâibea Saibahve neand notvasîlea Wasilahve neand nothama Hamifakat[And] butkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelieveduyduruyorlarthey inventkarşıagainstAllah'aAllahyalanthe lieve çokları daand most of themakıl erdiremiyorlar(do) notakıl ederleruse reason
🇹🇷 5:103 Allah, ne "bahîre"yi, ne "sâibe"yi, ne "vesile"yi ve ne de "hâm"ı meşru kılmıştır. Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler. Onların çoğunun akılları ermez.