☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
her kim deBut whoeverkorkar dafearsvasiyyet edendenfromvasiyet eden(the) testatorhata(sından)(any) errorveyaorgünah(ından)sinve düzeltirsethen reconcilesaralarınıbetween themyokturthen (there is) nogünahsinonaon himelbetteIndeedAllahAllahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirAll-Merciful
🇹🇷 2:182 Her kim de vasiyet edenin, bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de tarafların arasını düzeltirse, ona bir vebal yoktur. Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
eyO youkimselerwhoiman edenbelieve[d]yazıldıIs prescribedsizin üzerinize defor youoruç[the] fastinggibiasyazıldığıwas prescribedüzerinetokimselerthosesizden önceki(ler)fromsenden öncebefore youumulur ki sizso that you maykorunursunuz(become) righteous
🇹🇷 2:183 Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
günlerdir(Fasting for) dayssayılınumberedkimSo whoeverolursaissizdenamong youhastasickveyaorseferdeonbir yolculuka journeysayısınca tutarthen a prescribed numbergünlerdeofgünlerdaysbaşkaotherve (lazımdır)And onkimselerinthose whoona (güç) dayanan(lar)can afford itfidye vermesia ransomdoyuracak(of) feedingbir yoksulua poorartık kimAnd whoevergönüldenvolunteersbir iyilik yaparsagoodothen ithayırlıdır(is) betterkendisi içinfor himveAnd tooruç tutmanızfastdaha hayırlıdır(is) bettersizin içinfor youeğerifsizyoubilirsenizknow
🇹🇷 2:184 (Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
ayıMonthramazan(of) Ramadhaanki(is) thatindirilmiştirwas revealedondathereinKur'anthe Quranhidayet olaraka Guidanceinsanlarafor mankindve açıklayıcıand clear proofshidayetiofhidayet[the] Guidancedoğruyu ve yanlışı ayırdetmeyiand the CriterionkimSo whoeverşahit olursawitnessesiçinizdenamong youo ayathe monthoruç tutsunthen he should fast in itkimand whoeverolurishastasickyahutorüzere olursaonsefera journeysayısınca tutsunthen prescribed number (should be made up)günlerdefromgünlerdaysbaşkaotheristerIntendsAllahAllahsizin içinfor youkolaylık[the] easeistemezand notisterintendssizin içinfor yougüçlük[the] hardshipve tamamlamanızı (ister)so that you completesayıyıthe prescribed periodve yüceltmenizi (ister)and that you magnifyAllah'ıAllahdolayıforsize doğru yolu gösterdiğinden[what]size hidayet ettiHe guided youve umulur ki sizso that you mayşükredersiniz(be) grateful
🇹🇷 2:185 O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
ve ne zamanAnd whensana sorar(lar)saask youkullarımMy servantsbendenabout Meşüphesiz benthen indeed I am(onlara) yakınımnearkarşılık veririmI responddu'asına(to the) invocationdu'a edenin(of) the supplicantzamanwhenbana du'a ettiğihe calls MeO halde onlar da karşılık versinlerSo let them respondbanato Meinansınlar kiand let them believebanain Meböylece onlarso that they maydoğru yola erişirler(be) led aright
🇹🇷 2:186 Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.