☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve anınAnd rememberAllah'ıAllahgünlerdeduringgünlerdayssayılınumberedkimThen (he) whoacele edersehurriesiki gün içindeiniki güntwo daysyokturthen nogünahsinonaupon himve kimand whoevergeri kalırsadelaysyokturthen nogünahsinona daupon himkimse içinfor (the one) whosakınanfearskorkunAnd fearAllah'tanAllahve bilin kiand knowşüphesiz sizthat youO'nun huzurunaunto Himtoplanacaksınızwill be gathered
🇹🇷 2:203 Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin (tekbir alın). Bunlardan kim iki gün içinde (Mina'dan) dönmek için acele ederse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Ama bu, takva sahipleri içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, siz ancak O'nun huzuruna varıp toplanacaksınız.
insanlardanAnd ofinsanlarthe peoplekiminin(is the one) whosenin hoşuna giderpleases yousözü(with) his speechdairinhayatınathe lifedünya(of) the worldve şahid tutarand he calls to witnessAllah'ıAllaholanaonnewhatkalbinde(is) inkalbihis heartoysa oand heen azılısıdır(is) the most quarrelsomehasımların(of) opponents
🇹🇷 2:204 İnsanlardan kimi de vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Halbuki O, İslâm düşmanlarının en yamanıdır.
zamanAnd whendöndüğühe turns awayçalışırhe strivesyeryüzündeinyeryüzüthe earthbozgunculuğato spread corruptionorada[in it]ve yok etmeğeand destroysekinthe cropsve nesliand progenyAllahAnd Allahsevmez(does) notseverlerlovebozgunculuğu[the] corruption
🇹🇷 2:205 İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
ve zamanAnd whendendiğiit is saidonato himkorkFearAllah'tanAllahkendisini sürüklertakes himgururu(his) pridegünahato [the] sinsartık ona yeterThen enough for himcehennem(is) Hell ve ne kötü[and] surely an evilbir yataktır o[the] resting-place
🇹🇷 2:206 Ona: "Allah'tan kork!" dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevkeder. Cehennem de onun hakkından gelir. O ne kötü bir yataktır!
insanlardanAnd ofinsanlarthe peopleöylesi var ki(is the one) whosatarsellskendisinihis own selfaramak içinseekingrızasınıpleasureAllah'ın(of) AllahAllah daAnd Allahçok şefkatlidir(is) full of Kindnesskullar(ın)ato His servants
🇹🇷 2:207 Yine insanlardan kimi de vardır ki, Allah'ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir.
eyO youkimelerwhoiman eden(ler)believe[d]girinEnterislama (veya barışa)inİslâmIslamhepiniz birliktecompletelyizlemeyinand (do) notuyarlarfollowadımlarınıfootstepsşeytanın(of) the Shaitaançünkü oIndeed, hesize(is) for youdüşmandıran enemyapaçıkopen
🇹🇷 2:208 Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.
eğerThen ifkayarsanızyou slipsonrafromsonraaftersize geldikten[what]sana geldicame to youaçık deliller(from) the clear proofsbilin kithen knowşüphesizthatAllahAllahdaima üstündür(is) All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 2:209 Size bunca deliller geldikten sonra yine kayarsanız, iyi bilin ki, Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
mı?Aregözlüyorlarthey waitinggelmesini[except]şuthatonlara gelircomes to themAllah'ınAllahiçindeingölgeler(the) shadowsbuluttanofbulutlar[the] cloudsve meleklerinand the Angelsve bitirilmesiniand is decreedişinthe matter(halbuki)And toAllah'aAllahdöndürülürreturnbütün işler(all) the matters
🇹🇷 2:210 Onlar sadece gözetiyorlar ki, Allah, buluttan gölgelikler içinde meleklerle birlikte geliversin de iş bitiriliversin. Halbuki bütün işler Allah'a döndürülüp götürülür.