☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
doğrusuNaybiz onlara getirdikWe (have) brought themhakkıthe truthonlarsabut indeed, theyyalancıdırlarsurely, (are) liars
🇹🇷 23:90 Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise cidden yalancıdırlar.
edinmemiştirNotAllah aldıAllah has takenAllahAllah has takenhiçbiranyçocuksonveand notyokturisO'nunla beraberwith Himhiçbiranytanrıgodöyle olsaydıThengötürürdüsurely (would have) taken awayhereachtanrıgodkendi yarattığınıwhatyarattıhe createdve üstün gelmeğe çalışırdıand surely would have overpoweredonlardan birisome of themüzerine[on]diğeriothersmünezehtir (uzaktır)Glory beAllah(to) Allahonların tanımlamalarındanabove whatisnat ederlerthey attribute
🇹🇷 23:91 Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
(O) bilirKnowergörünmeyeni(of) the unseenve görüneniand the witnessedve yücedirexalted is Heşeylerdenabove whatonların ortak koştuklarıthey associate
🇹🇷 23:92 Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
de kiSayRabbimMy LordeğerIfmutlaka bana göstereceksenYou should show meşeyiwhatonların tehdidedildiklerithey are promised
🇹🇷 23:93 (Resulüm!) De ki: Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen,
RabbimMy Lordbeni bırakmathen (do) notbeni görevlendirplace meiçindeamongkavminthe people zalimthe wrongdoers
🇹🇷 23:94 Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
şüphesiz bizAnd indeed Wesana göstermeğeonşuthatsana gösteririzWe show youşeyiwhatonları tehdidettiğimizWe have promised themelbette kadirizsurely able
🇹🇷 23:95 Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
savuşturRepelşeyleby thatowhichen güzel(is) best kötülüğüthe evilbizWebiliyoruzknow best(seni) nasıl vasıflandıracaklarınıof whatisnat ederlerthey attribute
🇹🇷 23:96 Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.
ve de kiAnd sayRabbimMy LordsığınırımI seek refugesanain Youkışkırtmalarındanfromvesveseler(the) suggestionsşeytanların(of) the evil ones
🇹🇷 23:97 Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
ve sığınırımAnd I seek refugesanain YouRabbimMy Lordyanıma uğramalarındanLestyanımda bulunmalarıthey be present with me
🇹🇷 23:98 Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
nihayetUntilzamanwhengeldiğicomesonlardan birine(to) one of themölümthe deathder kihe saysRabbimMy Lordbeni geri döndürSend me back
🇹🇷 23:99 Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder,"
böylelikleThat I mayyapayımdoyararlı bir işrighteous (deeds)yerde (dünyada)in whatterk ettiğimI left behindhayırNoşüphesiz buIndeed, itbir sözdür(is) a wordoheonun söylediğispeaks itveand before themönlerinde vardırand before thembir berzah(is) a barrierkadartillgüne(the) Daydiriltilecekleri;they are resurrected
🇹🇷 23:100 "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
zamanSo whenüflendiğiis blownSur'ainsûrthe trumpetartık yokturthen notsoylar(there) will be relationshiparalarındaamong themo günthat Dayveand notsormazlarwill they ask each other
🇹🇷 23:101 Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
kimlerinThen (the one) whoseağır gelirse(are) heavytartılarıhis scalesiştethen those onlartheykurtuluşa erenlerdir(are) the successful
🇹🇷 23:102 Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
ve kimlerinBut (the one) whosehafif gelirse(are) lighttartılarıhis scalesişte onlarthen thosekimselerdirthey [who]ziyana sokan(lar)have lostkendilerinitheir soulscehennemdeincehennemHellsürekli kalanlardırthey (will) abide forever
🇹🇷 23:103 Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.
yalarWill burnyüzlerinitheir facesateşthe Fireve onlarınand they(ateşin) içindein itdişleri açıkta kalır(will) grin with displaced lips
🇹🇷 23:104 Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.