☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believeizlemeyin(Do) notuyarlarfollowadımlarını(the) footstepsşeytanın(of) the Shaitaanve kimand whoeverizlersefollowsadımlarını(the) footstepsşeytanın(of) the Shaitaanmuhakkak othen indeed, he(ona) emredercommandsedepsizliğithe immoralityve kötülüğüand the evilve eğer olmasaydıAnd if notlutfu(for the) Grace of AllahAllah'ın(for the) Grace of Allahsizeupon youve rahmetiand His Mercytemizlemezdinotdaha temiz olurdu(would) have been puresizdenamong youhiçanyonebirinizianyoneaslaeverfakatbutAllahAllaharındırırpurifieskimseyiwhomdilediğiHe willsve AllahAnd Allahişitendir(is) All-HearerbilendirAll-Knower
🇹🇷 24:21 Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, şunu bilsin ki o, edepsizlikleri ve kötülüğü emreder. Eğer üstünüzde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içinizden hiçbir kimse temize çıkmazdı. Fakat Allah, dilediğini arındırır. Allah işitir ve bilir.
veAnd notyemin etmesinlerlet swearsahiplerithose of virtuefaziletthose of virtuesizdenamong youve servetand the amplitude of means(bir şey) vermemeğethatverirlerthey givesahipleri (akrabalara)(to) the near of kinyakınlık (akrabalara)(to) the near of kinve yoksullaraand the needyve hicret edenlereand the emigrantsyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahve affetsinlerAnd let them pardonve hoşgörsünlerand let them overlooksevmez misiniz?(Do) notseversinizyou likebağışlamasınıthatAllah'ın bağışlamasıAllah should forgiveAllah'ınAllah should forgivesiziyouve AllahAnd Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 24:22 İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
şüphesizIndeededenlerthose whozina iftirasıaccusenamuslu kadınlarathe chaste womenbir şeyden habersizthe unaware womeninanmış kadınlara(and) the believing womenla'netlenmişlerdirare curseddünya'daindünyathe worldve ahiretteand the Hereafterve onlar için vardırAnd for thembir azab(is) a punishmentbüyükgreat
🇹🇷 24:23 Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için çok büyük bir azab vardır.
o gün(On a) Dayşahidlik edecektirwill bear witnesskendilerineagainst themdilleritheir tonguesve elleriand their handsve ayaklarıand their feetşeylerefor whatolduklarıthey usedyapıyor(lar)(to) do
🇹🇷 24:24 O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.
o günThat Dayonlara tam verirAllah will pay them in fullAllahAllah will pay them in fullcezalarınıtheir recompensehak ettiklerithe dueve onlar bilirlerand they will knowşüphesizthatAllahAllahOHeHak'tır(is) the Truthapaçıkthe Manifest
🇹🇷 24:25 O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın gerçek olduğunu anlayacaklar.
kötü kadınlarEvil womenkötü erkeklere(are) for evil menkötü erkeklerand evil menkötü kadınlara(are) for evil womeniyi kadınlarAnd good womeniyi erkeklere(are) for good meniyi erkeklerand good meniyi kadınlara(are) for good womenbunlarThoseuzaktırlar(are) innocentşeylerdenof whatonların söylediklerithey saybunlara vardırFor thembir bağışlama(is) forgivenessve bir rızıkand a provisioncömertçenoble
🇹🇷 24:26 Kötü kadınlar, kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. İşte bu temiz olan, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar. Kendileri için bağışlanma ve güzel bir rızık vardır.
eyO youkimselerwhoinanan(lar)believegirmeyin(Do) notgirinenterevlerehousesbaşkaother (than)kendi evlerinizdenyour housesta kiuntilizin almadanyou have asked permissionve selam vermedenand you have greetedüzerine[on](ev) halkıits inhabitantsherhalde buThatdaha hayırlıdır(is) bestsizin içinfor youumulur kiso that you maydüşünüp anlarsınızpay heed
🇹🇷 24:27 Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha iyidir. Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.