eğerBut ifbulamazsanıznotbulursunyou findoradain itkimseyianyoneoraya girmeyinthen (do) notoraya girinenter itkadaruntilizin verilinceyepermission has been givensizeto youve eğerAnd ifdenirseit is saidsizeto youdönün!Go backo halde dönünthen go backoitdaha temizdir(is) purersizin içinfor youve AllahAnd Allahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dobilendir(is) All-Knower
🇹🇷 24:28 Orada kimse bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, "Geri dönün!" denilirse, hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah, yaptığınızı bilir.
yokturNotsizeupon youbir günah(is) any blame(izinsiz) girmenizden dolayıthatgirersinizyou enterevlerehousesoturulmayannotyaşanmışinhabitediçindein iteşyanız bulunan(is) a provisionsizinfor youve AllahAnd Allahbilirknowsşeyiwhataçığa vurduğunuzyou revealve şeyiand whatgizlediğinizyou conceal
🇹🇷 24:29 İçinde kendinize ait bir şeylerin bulunduğu oturulmayan bir eve girmenizde herhangi bir sakınca yoktur. Allah, sizin açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.
söyleSayinanan erkeklereto the believing mensakınsınlarthey should lowerbakışlarınıtheir gazebakışlarıtheir gazeve korusunlarand they should guardırzlarınıtheir chastitybuThatdaha temizdir(is) pureronlar içinfor themşüphesizIndeedAllahAllahhaber almaktadır(is) All-Awareşeyleriof whather yaptıklarıthey do
🇹🇷 24:30 (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
ve söyleAnd sayinanan kadınlarato the believing womensakınsınlar(that) they should lowerbakışlarını[of]bakışlarıtheir gazeve korusunlarand they should guardırzlarınıtheir chastityveand notgöstermesinler(to) displaysüslerinitheir adornmentancak hariçexceptgörünenlerwhatgörünüris apparentondanof itve koysunlarAnd let them drawbaşörtülerinitheir head coversüstüneover(göğüs) yırtmaçlarınıntheir bosomsveand notgöstermesinler(to) displaysüslerinitheir adornmentdışındakilereexceptkocalarıto their husbandsyahutorbabalarıtheir fathersyahutorbabalarıfatherskocalarının(of) their husbandsyahutoroğullarıtheir sonsyahutoroğullarısonskocalarının(of) their husbandsyahutorkardeşleritheir brothersyahutoroğullarısonskardeşlerinin(of) their brothersyahutoroğullarısonskızkardeşlerinin(of) their sistersyahutorkadınlarıtheir womenyahutorsahip oldukları (köleleri)whatsahiptirlerpossessellerinintheir right handsyahutortabi'leri (hizmetlileri)the attendantsbulunmayanhaving no physical desirekadına ihtiyacıhaving no physical desirekadına ihtiyaç duymayanhaving no physical desireerkeklerdenamongerkekler[the] menyahutorçocuklara[the] childrenonlar kiwhohenüz anlamazlar(are) nothaberdarawaremahrem yerlerini;ofmahrem yerlerprivate aspectskadınların(of) the womenveAnd notvurmasınlarlet them stampayaklarınıtheir feetbilinmesi içinto make knownşeylerinwhatgizlediklerithey concealsüslerindenofsüsleritheir adornmentve tevbe edinAnd turnAllah'atoAllahAllahtoplucaaltogethereyO believersmü'minlerO believersumulur kiSo that you mayfelaha erersinizsucceed
🇹🇷 24:31 Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.
Mahmoud Khalil Al-Husary