ve eğerAnd ifseni yalanlıyorlarsathey deny youelbettethen certainlyyalanlanmıştırwere deniedelçiler (de)Messengerssenden öncekibefore yousenden öncebefore youveAnd toAllah'aAllahdöndürülecektirreturnbütün işlerthe matters
🇹🇷 35:4 Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa, senden önce birçok peygamberler de yalanlandılar. Bütün işler Allah'a döndürülür.
eyOinsanlarmankindelbetteIndeedva'di(the) promiseAllah'ın(of) Allahgerçektir(is) trueaslaSo (let) notsizi aldatmasındeceive youhayatıthe lifedünya(of) the worldveand (let) notsizi aldatmasındeceive youAllah ileabout Allaho aldatıcıthe Deceiver
🇹🇷 35:5 Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın.
şüphesizIndeedşeytanthe Shaitaansize(is) to youdüşmandıran enemysiz de onu edininso take himdüşman(as) an enemyşüphesiz oOnlyçağırırhe invitestaraftarlarınıhis partyolmağathat they may behalkındanamongashabı(the) companionsalevli ateşin(of) the Blaze
🇹🇷 35:6 Çünkü şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman tutun. O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.
kimselerThose whoinkar eden(ler)disbelieveonlar için vardırfor thembir azab(will be) a punishmentçetinseverekimseler iseand thoseinanan(lar)who believeve yapanlarand doiyi işlerrighteous deedsonlara vardırfor themmağfiret(will be) forgivenessve bir mükafatand a rewardbüyükgreat
🇹🇷 35:7 İnkâr edenler için şiddetli bir azab vardır. İman edip salih amel işleyenler için de bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
kimse (de) mi?Then is (he) who süslendirilenis made fair-seemingkendisineto himkötü(the) evilişi(of) his deed ve onu görenso that he sees itgüzel(as) goodşüphesizFor indeedAllahAllahsapıklık içinde bırakırlets go astraykimseyiwhomdilediğiHe willsve yola iletirand guideskimseyiwhomdilediğiHe willsaslaSo (let) notgitmesingo outcanınyour soulonlar içinfor themhasretlere(in) regretsşüphesizIndeedAllahAllahbiliyor(is) All-Knowerşeyleriof whatonların yaptıklarıthey do
🇹🇷 35:8 Ya kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel görmüş olan kimse de mi (iman edip salih amel işleyenler gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de doğru yola çıkarır. O halde canın onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle) sıkılıp gitmesin. Çünkü Allah, onların bütün yaptıklarını bilir.
Allah'tır kiAnd Allahgönderir(is) the One Whogönderirsendsrüzgarlarıthe windsve kaldırırso that they raisebir bulut(the) cloudsböylece onu sürerizand We drive thembir ülkeyetobir yera landölüdeadve diriltirizand We reviveonunlatherewithyerithe earthsonraafteröldüktenits deathişte böyledirThusdiriltme(will be) the Resurrection
🇹🇷 35:9 Rüzgârları gönderip bir bulut kaldıran da Allah'tır. Derken biz o (bulutu) ölmüş bir beldeye sevketmişizdir. Böylece yeryüzüne ölmünden sonra onunla hayat veririz. İşte o dirilme de böyledir.
kimWhoeverise[is] desiresistiyor[is] desiresşerefthe honorAllah'ındırthen for Allahşeref(is) the HonortamamenallO'naTo Himçıkarascendssözthe wordsgüzelgoodve ameland the deediyirighteousonu yükseltirraises it(gelince)But those whotuzak kuranlaraplotkötü şeylerithe evilonlar için vardırfor thembir azab(is) a punishmentçetinsevereve tuzağıand (the) plottingonların(of) those oitbozulacaktır(will) perish
🇹🇷 35:10 Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamıyla Allah'ındır. O'na hoş kelimeler yükselir, onu da salih amel yükseltir. Kötülükler kuranlara gelince, onlara şiddetli bir azab vardır. Onların tuzakları hep darmadağın olur.
ve AllahAnd Allahsizi yarattıcreated youtopraktanfromtoprakdustsonrathennutfe(sperm)denfrombir nutfea semen-dropsonrathensizi yaptıHe made youçift çiftpairsgebe kalamazAnd notgebe kalırconceiveshiçbiranydişifemaleveand notdoğuramazgives birthdışındaexceptO'nun bilgisiwith His knowledgeve verilmezAnd notömüris granted lifehiçbiranycanlıyaaged personveand notazaltılmazis lessenedonun ömründenfromhayatıhis life(yazılmadıkça)butKitapta(is) inbir kayıta RegisterşüphesizIndeedbuthatgöreforAllah'aAllahkolaydır(is) easy
🇹🇷 35:11 Hem Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı. O'nun bilgisi olmadan ne bir dişi hamile olur, ne doğurur. Kendisine ömür verilenin de ömrünün uzatılması da, ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Şüphe yok ki bu, Allah'a göre kolaydır.
Mahmoud Khalil Al-Husary