yoksaOremrediyorcommand themakılları (mı?)their mindsbunuthisyoksaoronlartheybir topluluk (mudur?)(are) a peopleazgıntransgressing
🇹🇷 52:32 Onların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
yoksaOrdiyorlar(do) they sayonu uydurdu (mu?)He has made it uphayırNayonlar inanmıyorlarnotiman ederlerthey believe
🇹🇷 52:33 Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır onlar inanmıyorlar.
haydi getirsinlerThen let them bringbir söza statementonun gibilike iteğerifiselerthey aredoğru(lardan)truthful
🇹🇷 52:34 Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.
yoksaOryaratıldılarthey were createdhiçbirofolmadan (mı?)nothingşeynothingyoksaorkendileri (midir?)(are) theyyaratanlarthe creators
🇹🇷 52:35 Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar?
yoksaOryarattılar(did) they creategökleri (mi?)the heavensve yeriand the earthhayırNayonlar düşünüp inanmazlarnotkesin inanırlarthey are certain
🇹🇷 52:36 Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar düşünüp hakikati anlamazlar.
yoksaOronların yanında (mıdır?)with themhazineleri(are the) treasuresRabbinin(of) your Lordyahutorkendileri (midir?)(are) theyhakim olanthe controllers
🇹🇷 52:37 Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hâkim (her şeyin yöneticisi) kendileri midir?
yoksaOronların (var mıdır?)for thembir merdivenleri(is) a stairwaydinleyeceklerithey listenoradatherewithöyleyse getirsinThen let bringdinleyenleritheir listenerbir delilan authorityaçıkclear
🇹🇷 52:38 Yoksa kendilerine mahsus (üzerine çıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsin.
yoksaOrO'nun (mudur?)for Himkızlar(are) daughtersve sizin (midir?)while for youoğullar(are) sons
🇹🇷 52:39 Demek kızlar O'na, oğullar size öyle mi?
yoksaOronlardan istiyorsun (da)(do) you ask from thembir ücreta paymentve onlarso theybir borçfrombir borça debtyükü altında (mıdır?)(are) overburdened
🇹🇷 52:40 Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
yoksaOronların yanında (mıdır?)with themgayb(is) the unseenkendileri (mi?)so theyyazıyorlarwrite (it) down
🇹🇷 52:41 Yoksa gayb kendilerinin yanında da onlar mı yazıyorlar?
yoksaOristiyorlar(do) they intendbir tuzak kurmak (mı?)a plotoysa (asıl)But those whoinkar edenlerdisbelieveonlardırthemselvestuzağa düşecek olanlar(are in) the plot
🇹🇷 52:42 Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o küfredenlerin kendileri tuzağa düşeceklerdir.
yoksaOronların (var mı?)for thembir tanrısıa godbaşkaother thanAllah'tanAllahşanı yücedirGlory beAllah'ın(to) Allahşeylerdenfrom whatonların ortak koştuklarıthey associate (with Him)
🇹🇷 52:43 Yoksa onların Allah'tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.
ve eğerAnd ifgörselerthey were to seebir parçanına portiongöktenfromgökthe skydüştüğünüfallingderlerthey will saybulutlardırCloudsüst üste yığılmışheaped up
🇹🇷 52:44 Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler.
bırak onlarıSo leave themkadaruntilkavuşuncayathey meetgünlerinetheir Dayoradawhichondain itkorkudan bayılacaklarıthey will faint
🇹🇷 52:45 Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.
(o) gün(The) Daysağlamaznotfayda verirwill availkendilerineto themtuzaklarıtheir plottinghiçbir (yarar)(in) anythingve değildirand notonlaratheyyardım edilecekwill be helped
🇹🇷 52:46 O gün hiçbir tedbirlerinin kendilerine zerre kadar faydası olmayacak ve hiçbir şekilde yardım da görmeyeceklerdir.
ve şüphesizAnd indeedvardırfor those whozulmedenleredo wrongbir azab(is) a punishmentbaşkabeforebundanthatfakatbutçoklarımost of thembilmezler(do) notbilirlerknow
🇹🇷 52:47 Şüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.
o halde sabretSo be patienthükmünefor (the) CommandRabbinin(of) your Lordçünkü senfor indeed, yougözlerimizin önündesin(are) in Our Eyesve tesbih etAnd glorifyövgü ile(the) praiseRabbini(of) your Lordzamanwhenkalktığınyou arise
🇹🇷 52:48 Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.
bir kısmındaAnd ofgeceninthe nightO'nu tesbih etglorify Himve ardındanand afteryıldızlarınthe stars
🇹🇷 52:49 Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışında da O'nu tesbih et
Mahmoud Khalil Al-Husary