سُورَةُ المنافقونمَدَنِيَّة ۝ ١١ آيَة

63. Münâfikûn Suresi (The Hypocrites) · 11 ayet · Medenî

🕮 Sayfa görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ المنافقونمَدَنِيَّة ۝ ١١ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

zamanWhensana geldiklericome to youmünafıklarthe hypocritesderlerthey saytanıklık ederizWe testifymuhakkak ki seninthat youelçisi olduğuna(are) surely (the) MessengerAllah'ın(of) Allahve AllahAnd Allahbilir (ki)knowssen muhakkakthat youonun elçisisin(are) surely His Messengerve Allahand Allahtanıklık edertestifiesşüphesizthatmünafıklarınthe hypocritesyalancılıklarına(are) surely liars
🇹🇷 63:1 Münafıklar sana geldikleri vakit: "Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın elçisisin." derler. Senin mutlaka kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.
yaptılarThey takeyeminlerinitheir oathskalkan(as) a coverengel oldularso they turn awayyolundanfromyol(the) WayAllah'ın(of) Allahelbette onlarınIndeed, [they]ne kötüdürevil isşeylerwhatolduklarıthey used toyapmışdo
🇹🇷 63:2 Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın yolundan çevirdiler. Onların yaptıkları ne kötüdür!
buThatonların sebebiyledir(is) becauseinanmalarıthey believedsonra datheninkar etmelerithey disbelievedbu yüzden mühürlendiso were sealedüzeri[upon]kalblerinintheir heartsartık onlarso theyanlamazlar(do) notanlarlarunderstand
🇹🇷 63:3 Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
ve zamanAnd whenonları gördüğünyou see themhoşuna giderpleases youcisimleritheir bodiesve eğerand ifkonuşsalarthey speakdinlersinyou listensözlerinito their speechonlar gibidirleras if they (were)odunlarpieces of wooddayatılmışpropped upsanırlarThey thinkhereverybağırtıyıshoutkendi aleyhlerinde(is) against themonlarTheydüşmandır(are) the enemyonlardan sakınso beware of themonları kahretsinMay destroy themAllahAllahnasıl da?Howdöndürülüyorlarare they deluded
🇹🇷 63:4 Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?
ve zamanAnd whendendiğiit is saidonlarato themgelinComemağfiret dilesinwill ask forgivenesssizin içinfor youElçisi(the) MessengerAllah'ın(of) AllahçevirirlerThey turn asidebaşlarınıtheir headsve onları görürsünand you see themyüz çevirdikleriniturning awayve onlarwhile theybüyüklük taslarlar(are) arrogant
🇹🇷 63:5 Onlara: "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için mağfiret dilesin." denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
eşittir(It) is sameonlarafor themmağfiret dilesen dewhether you ask forgivenessonlar içinfor themya daormağfiret dilemesen de(do) notbağışlanma dileyinask forgivenessonlar içinfor themaslaNeverbağışlamayacaktırwill forgiveAllahAllahonları[to] themçünküIndeedAllahAllahyola iletmez(does) nothidayet ederguidetopluluğuthe peopleyoldan çıkanthe defiantly disobedient
🇹🇷 63:6 Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.
onlarTheyki(are) those whodiyorlarsaybir şey vermeyin(Do) notharcarlarspendbulunanlaraononlar ki(those) whoyanında(are) withElçisinin(the) MessengerAllah'ın(of) Allahdağılıp gitsinleruntildağılırlarthey disbandAllah'ındırAnd for Allahhazineleri(are the) treasuresgöklerin(of) the heavensve yerinand the earthfakatbutmünafıklarthe hypocritesanlamazlar(do) notanlarlarunderstand
🇹🇷 63:7 Onlar öyle kimselerdir ki: "Allah'ın elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler." diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
diyorlar kiThey sayandolsun eğerIfdönersekwe returnMedine'yetoMedineAl-Madinahmutlaka çıkaracaktırsurely, will expelüstün olanthe more honorableoradanfrom italçak olanıthe more humbleAllah'a mahsusturBut for Allahüstünlük(is) the honorve Elçisineand for His Messengerve ve mü'minlereand for the believersfakat;butmünafıklarthe hypocritesbilmezler(do) notbilirlerknow
🇹🇷 63:8 Diyorlar ki: "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır." Üstünlük, ancak Allah'a, O'nun elçisine ve müminlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler.
eyOkimseleryou (who)inanan(lar)believesizi alıkoymasın(Let) notsizi alıkoyardivert youmallarınızyour wealthve ne deand notçocuklarınızyour childrenanmaktanfromzikir(the) remembranceAllah'ı(of) Allahve kimAnd whoeveryaparsadoesbunuthatiştethen thoseonlar[they]ziyana uğrayanlardır(are) the losers
🇹🇷 63:9 Ey İnananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
sadaka verinAnd spend0fromnewhatsize verdiğimiz rızıktanWe have provided youöncefromöncebeforegelmeden[that]gelircomesbirinize(to) one of youölümthe deathve demedenand he saysRabbimMy LordkeşkeWhy notbeni erteleseydinYou delay mekadarforbir süreyea termyakınnearsadaka verseydimso I would give charityve olsaydımand beiyilerdenamongsalihlerthe righteous
🇹🇷 63:10 Birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın.
ve aslaBut neverertelemezwill (be) delayedAllah(by) Allahhiçbir canıa soulgeldiğindewhengeldihas comesüresiits termve AllahAnd Allahhaber alandır(is) All-Awareşeyleriof whatyaptıklarınızyou do
🇹🇷 63:11 Allah süresi geldiği zaman hiç bir canı ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.